Ocaktan: Türkiye 'karizmatik lider' değil, huzur istiyor

Ali Babacan’ın liderliğini yaptığı hareketle ilgili sona gelinmiş durumda. Ali Babacan geçtiğimiz hafta katıldığı TV programında, partilerinin bu ay içinde kurulacağını söylemişti.

Karar yazarı Mehmet Ocaktan 'Türkiye nasıl bir Ali Babacan istiyor?' başlıklı yazısında, Türk siyasetindeki 'karizmatik lider geleneği'ni hatırlatıyor ve "Acaba bağırıp çağırmayan, ‘düşün peşime’ diye meydanları inletmeyen bir parti liderinin başarı şansı olabilir mi?" sorusunun yanıtını arıyor:

"Açıkçası Türkiye’nin şu anda içinde bulunduğu durum dikkate alındığında, bu tür bir endişenin biraz abartılı olduğu kanaatindeyim. Zira halihazırda siyasi hayatımızda hakim olan buyurgan ve azarlayıcı üsluptan millet kelimenin tam anlamıyla yorgun düşmüş durumda.

Epey bir süredir siyasete hakim olan bu buyurgan, itham edici ve kavgacı üslup toplumu o kadar yordu ki, hepimiz sükunete, bağırıp-çağırmayan siyasete hasret kaldık. Eminim ki şu günlerde bir kamuoyu araştırması yapılsa, hangi siyasi anlayışa sahip olursa olsun toplumun önemli bir bölümü bu rahatsızlığı açıkça dillendirecek ve sadece “huzur” istediklerini beyan edeceklerdir."

Ocaktan yazısını şu antiparantezle sürdürüyor:

"Denilebilir ki “Kimse Ali Babacan’dan Demirelvari bir çıkış, ya da Tayyip Erdoğan gibi kitleleri ‘beka’ üzerinden motive eden volümü yüksek bir siyasi üslup beklemiyor. Ama siyasi lider dediğin de kitlelerin önüne düşüp bir umut rüzgarı estirebilmelidir...” Elbette bu yaklaşımdaki haklılık payını inkar etmek mümkün değildir. Ancak unutmayalım ki, Ali Babacan henüz partisini bile kurmuş değildir. Dolayısıyla sahaya inmeden bazı şeyleri test etmenin imkanı yoktur."

Ocaktan, Babacan sahaya indiğinde bugün konuşulan pek çok şeyin teoride kalacağını belirterek, "Önemli olan çıkacak yeni siyasi partilerin Türkiye’nin sorunlarının çözümü konusunda üretecekleri projelerdir, güvendir ve toplumun hasret kaldığı ”huzur” duygusudur" diyor.

Bu açıdan bakıldığında Babacan’ın açıklamalarında öne çıkan en önemli başlıklar “hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı, denge-denetleme, özgürlüklerin teminat altına alınması” gibi temel evrensel değerlerin önemli olduğunu vurgulayan yazar, "Ancak esas itibariyle toplumun beklentilerine en çok cevap veren ise ekonomist Ali Babacan’dır. Çünkü toplumun her gün yaşadığı en büyük problem ekonomidir, doğal olarak biraz nefes alabilmek için bir umut ışığı beklemektedirler" vurgusunu yaparak, Babacan'ın 'korku siyasetine" ilişkin sözlerini hatırlatıyor.


Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz