Eyl 15 2019

Arap basını: Suudi Arabistan ve Kıbrıs ilişkileri Türkiye'ye açık mesaj

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı İbrahim el Assaf'ın Kıbrıs'a gerçekleştirdiği ziyaret Suudi basınında geniş yer alıyor. Ziyaretin, Türkiye'nin izlediği politikalarına bir cevap teşkil ettiğini öne süren gazeteler, “Suudi Arabistan'ın Türkiye'deki Kürtlere el atma hakkını saklı tuttuğu”nu da ima ediyor. 

Londra'da yayınlanan Suudi sermayeli Şarkul Avsat gazetesi yazarlarından Abdullah bin Bicad Uteybi, “Suudi Arabistan ve Kıbrıs” başlıklı yazısında ziyaretin, Suudi Arabistan'ın ortak çıkarlara dayanarak bölge ve dünya ülkeleriyle başarılı ve etkili ilişkiler kurma konusundaki yeni vizyonunun bir parçası olduğunu belirtiyor. Uteybi yazısının devamında şu görüşleri dile getiriyor: 

 

“Suudi Kralı'nin Ortadoğu'yu 'yeni Avrupa' yapma vizyonu çerçevesinde Kıbrıs'la ilişkiler geliştiriliyor. Tarih, Suudi Arabistan'ın kimse ile düşmanlık yapmadığını ancak, ona düşman olan, komplo kuran ve istikrarsızlaştırmaya çalışanlara karşı kararlılıkla yüzleştiğini gösteriyor. Nasıristler ona saldırmaya çalıştı ve mağlup oldular, Baasçılar onu devirmek için savaştılar ve mağlup oldular. Şimdi de Katar, İran ve Türkiye de aynı yolda ilerliyor. 

Suudi Arabistan'ın Kıbrıs'la ilişki kurmasını sürpriz ve kaygı verici olarak değerlendiren Türk yetkililer, Türkiye'nin Suudi Arabistan'a yıllarca komplolar kuran Katar'da askeri üs inşa ettiğini unuttular. Ya da Somali'de, yeni yönetim tarafından lağvedilen Sudan'daki üsler?

Suudi Arabistan, bölgesel ve uluslararası rolünü geliştirme vizyonu çerçevesinde etkisini genişletmeye çalışıyor. Bu amaçla Suudi Kralı, aralarında resmi bir ilişki olmamasına rağmen geçtiğimiz yıl bağımsızlık günü dolayısıyla Ermenistan Devlet Başkanı'na bir tebrik mesajı gönderdi. Bu mesajın iki ülke ilişkilerinin gelişmesine katkı sağlaması muhtemeldir. 

Suudi Arabistan ayrıca Irak ve Suriye'deki Kürtlerle iyi ilişkilere de sahip. Başka ülkelerin içişlerine karışmamaya dair BM tüzüğünden dolayı Türkiye'deki Kürtlerle ilişkiye girmiyor. Önümüzdeki birkaç yıl, siyasi, ekonomik ve askeri açıdan Türkiye için zor olacak. Suriye'de, IŞİD'in destekçisi oldu. Suriye halkına tam destek sözü verdi ve terk etti. Bugün, Suriyeli mültecileri Kuzey Suriye'ye gönderebilmek için ABD ve Rusya ile mücadele içinde.” 

Suudi Arabistan'ın en etkili hükümet yanlısı gazetelerinden Okaz da “Suudi Arabistan'ın Kıbrıs ile ilişkilerini genişletme yönündeki eğilimi, Birinci Dünya Savaşı'ndan beri var olmayan Osmanlı projesine hayat vermeye çalışarak bölge ve İslam dünyasındaki etkisini arttırmaya çalışan Türkiye’ye açık bir mesajdır” ifadelerini kullanıyor. 

Gazete yazarlarından Cemil el Ziyabi 'Kıbrıs penceresi... Ve Riyad'ın mesajı' başlıklı makalesinde şu görüşleri dile getiriyor:

“Normal olarak, Erdoğan'lı Türkiye'nin Riyad'la ilişkilerde çıkardığı sorunların ışığında Suudi Arabistan da bölgedeki diğer stratejik ülkelerle ilişkilerini güçlendirmek için alternatif planlara yönelmeye başladı. Dışişleri Bakanı İbrahim el Assaf'ın ziyaret sırasında ifade ettiği gibi Riyad, BM Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde Kıbrıs'ın egemenliğini ve meşruiyetini destekliyor. Kıbrıs stratejik bir coğrafi konuma ve yatırımlar için muazzam ekonomik fırsatlara sahip.  Suudi Dışişleri Bakanı'nın Kıbrıs ziyaretinin hedefi Türkiye ile düşmanlık değildir. Tam tersine Krallığa düşman olan, liderliğine, politikasına ve insanlarına saldıran Türkiye'dir.

Ankara gerçekleri fark edene kadar Suudi Arabistan'ın çıkar treni uzun bir süre durmayacaktır. Bu tren ülkenin çıkarlarını en üst düzeye çıkarana kadar yoluna devam edecek ve karşılıklı menfaatleri gördüğü her istasyona uğrayacaktır. 

Kıbrıs'la ilişkiler yeni başlamadı. Kıbrıs Cumhurbaşkanı'nın 2018 Ocak ayında Suudi Arabistan'a yaptığı ziyaret sırasında iki anlaşma imzalandı. El Assaf, başlatılan bu ziyaretin devamı olarak Kıbrıs'a geldi. 

6 bin yıllık tarihi olan Akdeniz'in bu üçüncü büyük adası Kıbrıs'la geliştirilecek olan ilişkiler, Suudi turistler için yeni bir kapı açacaktır. Ayrıca Kıbrıs, Suudi sermayesi için de mükemmel bir stratejik lokasyona sahiptir. 

Türk liderleri, Suriye, Katar, Libya, Sudan gibi Arap ülkelerinin içişlerine karışmaktan, Arap dünyasını Müslüman Kardeşler çeteleriyle kontrol etmekten ve Krallığı arkadan bıçaklama teşebbüslerinden vazgeçerse Türkiye ile ilişkilerin yeniden canlandırılması her zaman mümkün olacaktır.”

© Ahval Türkçe