AKP medyasının 'Oval Ofis görüşmesi' Amerikalı senatörlerinkinden çok farklı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD ziyaretini tamamladı ancak gerçekleştirdiği temasların yankıları sürüyor.

Oval Ofis'te, ABD Başkanı Donald Trump ve beş Cumhuriyetçi senatörün katılımıyla 13 Kasım'da gerçekleştirilen toplantının ardından, senatörler Erdoğan'ın Kürtlerle ilgili tezlerine ikna olmadıklarını ve IŞİD de dahil olmak üzere Kuzey Suriye Kürtleri konularında tartışma yaşandığını aktarırken, AKP medyası, 'mektubu nasıl da iade ettik' minvalli 'kahramanlık' hikayeleri tasvir ediyor.

Türkiye'nin Kuzey Suriye harekatına yönelik keskin eleştirileri ile bilinen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Erdoğan-Trump-senatörler görüşmesi ile ilgili yaptığı açıklamalarda, Erdoğan'ın, salondakilere izlettiği ve Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) terörist gibi gösteren videoyu izlemek bir yana, Erdoğan'a, "Kürtlere gidip, sizin yaptıklarınız hakkında bir video yapmalarını istememi mi istiyorsunuz" diye sorduğunu anlatmıştı.

Graham, Erdoğan ile IŞİD konusunda da tartıştıklarını, Erdoğan'ın IŞİD'e karşı savaştıkları iddiasına tepki gösterdiğini de belirtmiş ve, "Türkiye'nin IŞİD'i yok etmek için çok şey yaptığı anlatısını güçlü bir şekilde reddettim ve Türkiye'nin, IŞİD'e karşı savaşta çoğu Kürt 10 bin SDG savaşçısının öldüğü ya da yaralandığını bilmesini sağladım ve Amerika'nın bunu unutmayacağını ve Kürtleri yüz üstü bırakmayacağını söyledim" ifadelerini kullanmıştı.

AKP medyası ise, Trump'ın Erdoğan'a hitaben kaleme aldığı ve içinde, "Aptal olma, sert adam olma, seni arayacağım" ifadeleri bulunan, 'çöpe atıldığı' açıklanan mektubun Trump'a iade edilmesini ön plana çıkararak, Erdoğan'ın ABD ziyaretinden 'zafer' çıkarmaya çalışıyor.

Sabah Gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu, "O mektup nasıl iade edildi" başlıklı yazısında, görüşmeye katılanların 'propaganda malzemesi' olarak nitelediği Kürt karşıtı videoyu da kast ederek, "Hedef odaklı cümleler kullanmayı ve görsellerle destekli net mesajlar vermeyi tercih etti" ifadelerini kullandı.

Müderrisoğlu, Erdoğan'ın gezisini, "Washington'daki Türkiye karşıtı lobilerin ezberlerini bozmayı ve dış kamuoyunu etkilemeyi başardı" sözleriyle tanımlarken, mektubun da o görüşme sırasında iade edildiğini kaydetti.

Trump'ın Erdoğan'ı övdüğünü savunan Müderrisoğlu, mektuptan bahsetmemesini ise, "Amerikan tarafının hatayı düzeltme çabası" olarak okuyucuya sundu.

Senatörler, Kürt karşıtı videoya tepki gösterirken, Müderrisoğlu yine farklı bir tablo çizdi ve senatörlerin açıklamalarıyla çelişen şekilde, "Senatörlere, terör örgütünün sivilleri de hedef alan eylemleri 3 dakikalık video ile izletilirken Altun'un, Amerikan düşünce ve muhakeme tarzına doğrudan hitap eden görselleri Erdoğan'ın elini rahatlattığı gibi neticeye de ciddi etki etti" tezini savundu.

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz