'Nefrete bulanmış Aksu ve Kabaş hadiseleri ardından artık söylenecek laf da kalmadı' - Prof Baskın Oran

Türkiye’de yönetim krizi ve olası seçim senaryoları tartışılmaya devam ederken, iktidar ise günden güne muhalifler üzerindeki baskısını artırıyor.

"Şahane Bir Şey Yaşamak" adlı şarkının Türkiye'de gündem olmasının ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın “O dilleri koparırız” diyerek Sezen Aksu’yu hedef almasının ardından "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla gazeteci Sedef Kabaş tutuklandı.

Prof Baskın Oran, Ufuk Turu’nda Ahval Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Baydar ile gelinen son noktayı ve bundan sonrasına dair yaşanacak olasılıkları ele aldı.

Oran, “Bu iki kadın sanatçıyla ilgili olaylar, AKP-MHP iktidarının verdiği en büyük zarar ve hatayı simgeliyor. Bu iktidar bizzat kendi ağzından çıkan ve kendi koyduğu kanunları ihlal ediyor ve Türkiye’ye fena bir hâlde küme düşürtüyor” görüşünü dile getiriyor.

“Bu dil koparma olayı henüz patlamışken, Sedef Kabaş gece yarısı yapılan bir polis baskınıyla gözaltına alınıp tutuklanıyor” diyen Oran, bu tehdit sözlerine ilişkin önceki yıllarda verilen suç cezalarını hatırlatıyor ve ekliyor:

"Türk Dil Kurumu, diktatörü şöyle tanımlıyor: 'Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse.'  Ama bence bu kavramın en basit ve gerçekçi tanımı şöyledir: 'Kendi koyduğu kurallara uymayan kişiye diktatör derler.'"

“Bu yaşananlar, mevcut iktidarın bütünüyle diktatoryal bir tutum içerisinde olduğunu göstermektedir” ifadesini kullanan Prof Oran, şunları kaydediyor:

“İşin en ilginç yanı burada ortaya çıkıyor. Bu ülkede Cumhurbaşkanı Erdoğan’a diktatör diyenler TCK 299’a göre ‘Cumhurbaşkanı’na Hakaret’ten içeri atılıyor. Oysa, diktatör demek sadece diktatörlüklerde suç olabilir. Üstelik diktatör demenin suç değil, ağır eleştiri olduğunu Türk mahkemeleri de kabul etmiş vaziyette.”

Yayını buradan izleyebilirsiniz:

Yayının podcast versiyonunu buradan dinleyebilirsiniz:

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.