İktidarın ‘Ruhban Bürokrasi’ ve ‘El Ezher’ yasasına CHP ve İYİP’den açık destek

Diyanet İşleri Başkanlığı’na (DİB) bağlı olarak milyarlarca liralık bütçeye, binlerce öğretim görevlisi, sözleşmeli personel kadrosuna sahip olacak Diyanet Akademisi’nin kurulması CHP ve İYİ Parti’nin de desteğiyle yasalaştı. Üstelik Türkiye’deki üniversiteler bünyesinde çok sayıda İlahiyat Fakültesi olmasına rağmen…

AKP grubu tarafından verilen ‘Kuran Eğitim Merkezleri ve Diyanet Akademisi Kurulması Hakkında Kanun’un kabulüyle, doğrudan DİB Başkanına bağlı olacak Diyanet Akademisi dini yüksek ihtisas, dini ihtisas ve eğitim merkezlerinden oluşacak. 

Binlerce ilahiyatçı, akademik personel ve sözleşmeli personelin istihdam edileceği Diyanet Akademisi, din görevlilerinin mesleki eğitimi ile hizmet içi eğitim faaliyetlerini ve yurt dışından gelen din görevlilerine yönelik eğitim faaliyetlerini yürütecek. 

Diyanet Akademisi; Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversiteler, lisans düzeyinde dini eğitim veren yükseköğretim kurumları, ilahiyat fakülteleri, İslami Bilimler Fakülteleri ve müftülükler ile diğer ulusal ve uluslararası kurum, kuruluşlarla iş birliği ve ortak çalışma yapacak. 

Mesleki ve bilimsel ilişkiler kuracak, araştırmalarda bulunabilecek, eğitim programları uygulayabilecek, danışma kurulları ve komisyonlar oluşturabilecek.

MEB ile ortak eğitim-öğretim programları, kurslar, sertifika programları düzenlemesine olanak sağlanan Diyanet Akademisi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında, liselerde dini eğitim faaliyetlerinde bulunacak.

Kabul edilen düzenlemeyle Diyanet Akademisi’nde ders vermek, araştırma ve uygulama faaliyetlerinde görev almak için 4 yıllık dini yüksek öğrenim mezunu olanlar ile dini yüksek ihtisas merkezinde eğitimini tamamlayanlar veya ilahiyat alanında doktora yapmış olanlar arasından, DİB Başkanlığının yapacağı sınav ve mülakatta başarılı olanlar eğitim görevlisi kadrolarına atanacak.

Diyanet Akademisi ayrıca dilediği sayıda sözleşmeli personel de istihdam edecek. 

Sözleşmeli personel olarak akademiye alınacakların görev süreleri en az 3 yıl olacak ve görev sürelerinin bitiminde başka kurumlardaki aynı unvanlı kadrolara memur olarak tayin edilecekler. 

Bu kişiler için ‘aday memurluk’ hükümleri uygulanmayacak, doğrudan asaletleri onaylanmış sayılacak. 

Diyanet Akademisi görevlilerine ve akademide eğitim göreceklere, kadrolara atananlara diğer kamu görevlileri ve akademik personele kıyasla çok önemli ayrıcalıklar getiriliyor. Akademide görev yapan ve eğitim alan erkekler ‘eğitimlerinin aksamaması’ için askerlikten muaf olacak. 

Kolluk kuvvetleri dışında hiçbir kesime tanınmayan askeri yükümlülük istisnasının Diyanet Akademisi için yürürlüğe konulması, tepki ve eleştirilere neden olurken, akademi başkanı DİB Başkan Yardımcısı ile aynı maaşı alacak. 

Akademide görevli diğer kadroların maaş, ücret, özlük hakları ve mesai ücretleri ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek.

AKP hükümetlerinin geçmişte de yaygın şekilde yaptığı uygulamayla, diyanet kadrolarına alınıp kısa süre burada çalışan ilahiyat ve imam hatip mezunları, ardından yatay geçiş yöntemiyle diğer kurumlara, bakanlıklara, TRT, TÜBİTAK vb. yerlere atanarak üst düzey görevlere getiriliyordu. 

Şimdi çıkartılan yasayla, Diyanet Akademisi’ne sözleşmeli statüde girenler, üç yıllık sözleşme süresinin ardından diğer devlet kurumlarında unvanlı memur kadrolarına atanacak ve aday memurlukta bir yıl beklemeleri söz konusu olmayacak.

Bir anlamda kamu kurum ve kuruluşlarının ‘diyanetleştirilmesinin’ yolunu açan yasayla DİB, tüm devlet sistemi üzerinde yaygın, etkin bir güç ve dini kadrolaşma merkezine dönüştürülürken, Diyanet Akademisi üzerinden kamuda ayrıcalıklı bir ‘ruhban kesim’ oluşumuna zemin hazırlanacak.

2022 bütçesinde DİB’e ayrılan 16,1 milyar liralık bütçe ödeneği, aralarında dışişleri, içişleri, kültür ve turizm, çevre şehircilik ve iklim değişikliği, sanayi ve teknoloji, enerji ve tabii kaynaklar ile ticaret bakanlığının da yer aldığı 7 bakanlıktan daha fazla. 

Diyanet Akademisi’nin kuruluşu için DİB’e yaklaşık 5 milyar liralık ilave bir ödenek daha aktarılacak. 

Diyanet İşleri Başkanına bağlı akademi faaliyete geçtiğinde, kendisine ait milyarlarca liralık dev bir bütçeye sahip olacak. DİB’e bütçeden ayrılan ödeneğin pek çok bakanlığı, 200’den fazla üniversiteyi, Karayolları ve Devlet Su İşleri dışındaki tüm yatırımcı kamu kuruluşlarını geride bırakması yanında, DİB’in kontrolündeki Türkiye Diyanet Vakfı da (TDV) milyarlarca liralık parasal olanaklara sahip. 

Mütevelli Heyet Başkanlığını Ali Erbaş’ın yürüttüğü TDV, binden fazla şubesiyle Türkiye’de ve yurt dışında 149 ülkede faaliyet gösteriyor. TDV’nin cep telefonlarına indirilen mobil bağış ve mobil zekât hesaplama uygulamaları, kurban bağış ve kurban hisse programlarıyla vakfa ciddi kaynaklar sağlanıyor.

Kısa süre önce DİB Prof. Ali Erbaş’ın Millî Eğitim Bakanlığı ile protokol yaparak, okul öncesi eğitim sınıfları ve ana okullarında dini eğitim ve kuran kursları düzenleme girişimi, başta CHP olmak üzere muhalefet partilerinin tepkilerine neden olmuştu. 

Ancak Diyanet Akademisi kuruluş yasasıyla, Milli Eğitim, YÖK, Üniversiteler vb. tüm eğitim kurumlarında ilk ve orta öğretimde kuran kursları, din eğitimi, özel sertifika programları yürütme kapısı açılırken, TBMM Genel Kurulundaki oylamada genel kurulda bulunan CHP’den 22, İYİ Parti’den 12 Milletvekili Diyanet Akademisi için evet oyu verdi. 

HDP’li 10 vekil ise çekimser oy kullandı.

CHP’den 114, İYİ Parti’den 23, TİP’ten 4, Memleket Partisi’nden 2, HDP’den 46, SP’den 1 milletvekili genel kuruldaki oylamaya katılmadı. 

Dolayısıyla muhalefet vekilleri oylama esnasında tam kadro genel kurulda bulunup ret oyu kullansaydı, Kuran Eğitim Merkezleri ve Diyanet Akademisi kurulmasına ilişkin yasa teklifi büyük olasılıkla reddedilecekti. 

Muhalefet partileri büyük olasılıkla hayır demeleri halinde iktidar ittifakının dini hassasiyetler üzerinden kendilerini sıkıştırıp seçmen üzerinde aleyhte propaganda yapacağını düşünerek ret oyu vermekten ve genel kurula katılmaktan kaçınmayı tercih etti. 

AKP-MHP ile aynı yönde oy kullandı. 

HDP’nin bile ret yerine çekimser oy kullanması bu kaygının işareti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP ve DİB’in ortak tasarımı Diyanet Akademisi, Mısır’ın başkenti Kahire’de 975 yılından bu yana eğitim veren dünyanın en eski ve köklü Sünni İslami Bilimler ve Şeriat üniversitesi El Ezher’in, Türkiye versiyonu olarak nitelendirilebilir. 

Sonradan dini konular dışında, edebiyat, fen bilimleri, insani bilimleri de müfredat programına dahil eden El Ezher’e kıyasla Diyanet Akademisi dini ağırlıklı. 

Akademik görüntü kılıfıyla, devlette, ‘ayrıcalıklı bir dini bürokrasinin oluşturulup kadrolaşması’ başta olmak üzere, örtülü dini-siyasi hedefler, planlar üzerine kurgulanan bir yapılanma. 

Muhalefetin bu hamle karşısında duyarsızlığın da ötesinde bir umursamazlıkla iktidarın yanında durması, kabul oylarıyla DİB’e Vatikanlaşma ve devlette ruhban bürokrasi kapısının açılmasına destek sağlaması, tarihi bir aymazlık olarak nitelendirilebilir.

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar