Söyleyecek yeni sözü kalmayan Erdoğan yorgun, patinaj yapıyor

Son dönemde iktidara yakın bazı köşe yazarları, 2023 seçimleri için ‘kaos-şiddet-dehşet’ tablosu çizmeye, bu doğrultudaki algıları öne çıkartan yazılar kaleme almaya başladı.

Bir yandan ‘seçimlerin olmayabileceği’ iması dile getirilirken diğer yandan 7 Haziran ve 1 Kasım 2015’teki ‘iki seçim arası’ dönemde devreye sokulan terör, katliam, intihar eylemleri, çatışmalarla yaşanan şiddet tablosu anımsatılarak, benzer durumların 2023 seçimlerine giderken de yaşanacağı endişesi, korkusu topluma enjekte edilmeye çalışılıyor.

Erdoğan’a yakın bir köşe yazarı, ‘2023'te yapılacak seçim her halükârda çok zorlu ve sert geçecek. Eğer bu seçim yapılırsa ben, 1 Kasım 2015'e benzer bir atmosferde seçime gireceğimizi düşünüyorum’ diyerek, o dönemi anımsatıp, seçim ve şiddet algısını zihinlere sokmaya çabalıyor.

AKP’nin tek başına iktidarı kaybettiği 7 Haziran seçimi ardından Şanlıurfa - Suruç katliamı ile başlayan, Ankara/Gar Katliamı ile zirveye çıkan, İstanbul, Diyarbakır ve doğu-güneydoğu illerinde yaygınlaşan şiddet, ölüm, yıkım atmosferiyle AKP, 1 Kasım seçiminde kaybettiği iktidarı geri almıştı.

Tüm bu iddialar tartışmalarla, yavaş yavaş topluma korku, kaygı yayma, seçimin olmaması ihtimaline zihinleri alıştırma gayretlerinin devreye sokulduğu aşamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 27. Dönem 5. Yasama Yılı çalışmalarına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açılış konuşmasıyla başladı.

Siyasi kulislerde Erdoğan’ın siyaset, ekonomi, diplomasi gündemini hareketlendirecek yeni çıkışlar yapacağı yönündeki yaygın kanaatin aksine, ağırlıkla AKP Genel Başkanı kimliğiyle kürsüde konuşan Cumhurbaşkanı yeni bir şey söylemedi.

Merkez Bankası rezervlerinin 122 milyar dolara yükseldiğini belirterek, muhalefet ile ‘128 milyar dolar nerede?’ polemiğini sürdürdü.

Yeni anayasa konusunda TBMM’deki tüm partilerin katılımı ve uzlaşısıyla 2023’e yeni sivil anayasa müjdesiyle gidilmesi çağrısında bulunan Erdoğan oysa iki gün önce Soçi dönüşü yaptığı açıklamada, ‘parlamenter sisteme dönüş olmayacağını, başkanlık sisteminden geri adım atılmayacağını’ dile getirerek, yeni anayasayla ilgili TBMM çatısı altında ortak müzakere ve uzlaşı kapısını peşinen kapatmıştı.
TBMM’de yeni anayasa konusunu ortaya atarak siyasi gündem oluşturma, muhalefeti anayasa tartışmasının içine çekme stratejisinden sonuç alması ve muhalefetin de buna olanak sağlaması ihtimali görünmüyor.

Millet İttifakı’nı oluşturan partilerin yanı sıra AKP’den kopan Babacan ve Davutoğlu’nun partilerinin de katılımıyla 6 parti parlamenter sisteme geçiş konusunda ortak bir zemin oluşturmak ve kamuoyuna ortak bir deklarasyonla taahhütlerini ilan etmek için müzakerelere hız vermiş durumda.

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile bir araya gelen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener gerek Cumhurbaşkanı adayı gerekse güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş konularında, ortak tutum belirlemede ciddi ilerleme kaydedildiğini söyledi.
Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan ise hangi ittifakta yer alacaklarına ilişkin sorulara, seçim takvimi ortaya çıkmadan ittifak konusunu gündeme almanın gerçekçi olmadığı yanıtını verirken, ‘Ancak kesin olan bir şey varsa o da Cumhur İttifakı içinde yer almayacağımız’ demişti. Benzer yaklaşım Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu için de geçerli.

Güçlendirilmiş parlamenter sistem, güçlü meclis, yetkileri sembolik partisiz cumhurbaşkanı, meclis içinden çıkacak bir hükümet, güçler ayrılığı ile denge-denetim mekanizmalarının düzenli işlediği bir yönetim modeline dönülmesinden yana tavır açıklayan Millet İttifakı ve diğer muhalefet partilerine yeni anayasa çağrısı yapan Erdoğan karşılık bulamayacağını biliyor.

Buna rağmen konuyu ısrarla gündemde tutması, tamamıyla ‘bakın muhalefet demokratik sivil anayasa çağrımıza karşılık vermiyor’ diyerek, kamuoyunu etkileme amaçlı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, genel kurul sonrası Erdoğan’ın ‘yeni sivil anayasa’ çağrısını yorumlarken ‘herhalde kendisine ve büyük olasılıkla Bahçeli’ye çağrı yaptı’ dedi. CHP lideri kendilerinin yeni anayasa konusunu ele alıp almayacakları sorusunu, ‘Elbette bizim de anayasa çalışmamız olacak, var. Güçlendirilmiş parlamenter sistem için ittifak olarak çalışıyoruz zaten. İttifakın bütün bileşenleri çalışıyor’ diye yanıtladı.

Diğer yandan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kürt sorununun varlığını ve gerçekliğini dile getirerek, çözüm adresinin TBMM ve meşru muhatabın da HDP olduğunu söylemesiyle, konunun gündemin üst sıralarına yükselmesi, Erdoğan ve iktidar ittifakı cephesinde sıkıntı yaratmış durumda.

MHP lideri Devlet Bahçeli, Kılıçdaroğlu’na tepki göstererek Kürt sorunu diye bir sorun olmadığını, HDP’nin ‘PKK’nın mazbata almış temsilcisi’ olduğunu öne sürüp, HDP’yi meşru görenlerin ihanet içinde ve terör örgütünün ‘maşası’ olduklarını ifade etmesi Erdoğan’ın elini, kolunu, dilini bağladı.

HDP’nin 27 Eylül’de açıkladığı seçime yönelik Demokrasi Tutum Belgesi’ndeki 11 madde içinde en geniş demokrasi, özgürlük, sosyal ve ekonomik sorunlara ortak çözüm çağrılarının yanı sıra, herhangi bir ittifaka dahil olmanın düşünülmediğinin ifade edilmesi ve Öcalan’a atıfta bulunulmaması, Bahçeli ve Erdoğan’ın çıkışlarını boşlukta bıraktığı gibi, son derece ılımlı ve olumlu karşılandı.

CHP lideri Kılıçdaroğlu da Bahçeli’ye; ‘Madem HDP’yi meşru görmüyorsanız, HDP’li meclis başkanvekilinin yönettiği TBMM oturumlarına katılıp söz almayın, kürsüye çıkmayın, TBMM komisyonlarında yer almayın’ karşılığını verdi.

AKP kulislerinde alttan alta yeni bir açılım planladığı öne sürülen Erdoğan’ın Kürt sorunu konusunda manevra alanı, Bahçeli’nin bu çıkışıyla daralınca, ittifak ortağına destek vermek, benzer söylemi benimsemek zorunda kaldı.

Erdoğan, TBMM konuşmasında da aynı görüşü yineleyerek, "Terör örgütleri dahil her kesim tarafından istismar edilen, 'Kürt sorunu' denilen meseleyi, hak ve özgürlüklerden kalkınmaya kadar tüm boyutlarıyla çözdük." dedi.

Dış politikadaki gelişmelere de konuşmasında yer veren Erdoğan’ın iki gün önce Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Putin ile yaptığı 3 saatlik kritik görüşmeden söz etmemesi dikkat çekti.

Ağırlıkla Azerbaycan-Karadağ konusunda değinen Erdoğan, IŞİD, PYD-YPG ile mücadele, Filistin, Afrika’daki açlık sorunu vb. birçok konuya değinmesine karşılık İdlib ve Kuzey Suriye’deki süreçleri es geçti.

Ekonomide ise artık tümüyle anlamını yitiren 2023 hedeflerini yineleyerek, “Türkiye, işte bu fotoğraf içinde kendine demokrasisini ve kalkınmasını güçlendirerek korumak suretiyle bölgesinde ve dünyada hak ettiği yere gelmesini sağlayacak bir vizyon belirlemiştir. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına atfen ilan ettiğimiz 2023 hedefleri, bu vizyonun ilk durağı olacaktır” diye konuştu.

Ekonomik Reform Eylem Planı açıklandıktan sonra, üç ayı aşkın sürede herhangi bir adım atılmadı, ama Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM’de bir kez daha ekonomide yapısal reformlardan, enflasyonu tek haneye indirmekten söz ederek, “Makroekonomik politikalardan yapısal reformlara kadar pek çok adımı atarak enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmekte kararlıyız” vaadinde bulundu.

Altı yıldan bu yana TBMM onayına sunulmayan Paris İklim Anlaşması’nı onay için meclise gönderen Erdoğan, “Paris İklim Anlaşmasını Meclis'in takdirine sunma kararımız, başlattığımız Yeşil Kalkınma Devrimi'nin de ilk müjdesidir" derken, AKP’li Üsküdar belediyesinin Validebağ korusunu yapılaşmaya açma girişimine karşı İstanbulluların hukuk mücadelesi sürüyor.

Yine tarihi Beykoz Çayırı’nda Millet Bahçesi kurmak için Çevre Bakanlığı’nın başlattığı girişim de halkı ayaklandırmış vaziyette. Gelmiş geçmiş tüm iktidarlar dönemini aratırcasına doğa, orman, su kaynaklarının tahrip edildiği, her şeyin ranta kurban edildiği bir anlayışı hâlâ sürdüren Erdoğan’ın ‘Yeşil Devrim’ söylemi de boşlukta kalıyor.

TBMM konuşması aslında Erdoğan’ın her alanda tükendiğinin, iktidarının hızla çöküşe doğru gittiğinin belgesi.

3 Kasım’da iktidarda 20’inci yılını dolduracak olan AKP ve Erdoğan’ın artık patinaj yaptığını, söyleyecek hiçbir yeni sözünün ve vaadinin kalmadığını ilan eden bir metin. 

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.