'Ayrılıkçı Kürt milisler de var ama…'

Geçenlerde Aslı Erdoğan'ın "Türklere okula başlar başlamaz Kürtlerden nefret edilmesi öğretiliyor" dediği iddiası tartışma konusu oldu. İddia onlarca haber sitesinde yayınlandı. Demediği anlaşıldı. Ama Aslı Erdoğan tartışması devam etti.

***
Bir gazeteci, köşesinden “Aslı Erdoğan kesinlikle doğru söylüyor!” başlıklı yazısında araştırmacı gazetecilik başarısı sergiledi. Gözünün önünden film şeridi gibi geçen eğitim hayatında “Kürtlerden nefret” konusunda bir şey hatırlamamış. Araştırınca bir de ne görsün? Aslı Erdoğan Robert Koleji mezunu değil mi? Çözmüş olayı. 

Konuyu 19. yüzyılda Anadolu’ya gelen ilk Katolik misyonerlerden alıp bugüne kadar getirmiş. Ermeni çıkarlarını gözeten misyoner okulları, Ermeni'lerin devlet kurmak istedikleri topraklarda yaşadıkları için Kürtlere karşı nefret aşılıyormuş. Aslı Erdoğan’ın sözünü ettiği “nefret” bir misyoner okulu olan Robert Kolejinde aşılanmış olmalıymış.
.
Bu konuda okuduğum en eğlenceli değerlendirmelerden biriydi. Hastanede Kürtçe konuşuyor diye yaşlı adamın kafasında şişe kıran kişinin Robert Koleji mezunu olduğu ortaya çıksaydı, muhteşem bir gazetecilik başarısı olurdu. 

Bu durumda eğlenceli bir fantezi olmuş.

***
Aslı Erdoğan, iddia edilen şeyi demiş olsaydı çok mu garip bir şey söylemiş olurdu?

Neticede bu ülkede Kürtçe konuştuğu için silahla vurulan genç, Kürtçe konuştuğu için hastanede kafasında şişe kırılan yaşlı, annesinin cenazesini mezardan çıkartıp götürmek zorunda kalan Kürt siyasetçi ve daha böyle milyonlarca örnek var.

Bu kültürün, bir yerlerde oluşmuş olması gerekiyor. İlkokul değilse nerede? Camide mi? Kahvehanede mi? Semt pazarlarında mı? Ve bu kültürün oluşumunda ilkokullar niye muaf tutulsun? Belki muaftır. Ama niye? Birileri "Bu pisliği bari ilkokullara bulaştırmayalım." falan mı dedi?

***
Bu konu vesilesiyle Kürtlere karşı nefretin öğretilmediği konusunda geniş bir mutabakat sağlanmış görünüyor. Bu güzel bir şey. 

Ve hatta Milli Eğitim Bakan Yardımcısı "Türklerle Kürtler aynı okullara gidiyor, aynı dersleri işliyorlar. Sıra arkadaşlarına birbirlerinden nefret etmeyi mi öğretiyoruz yani?” diyerek konuya katkı sağladı. “Zırva” olarak niteledi. “Yazık” diyerek özetledi.

Murat Sevinç'in bu konudaki her satırı değerli yazısını ilgilenenler için buraya bırakıyorum.

***
Ama her açıklamaya bir “ama”, “fakat”, “zaten” iliştirildi. 

Konuyla ilgili görüşlerini dile getiren bir yurdum insanı:

“Tabii ki Kürtler var, kültürleri var ve dilleri var ama…” deyip devam ediyor:

“Ama sadece bunlar yok. Ayrılıkçı Kürt milisleri de var. Irak ve Suriye'den sonra da Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde hak iddia ediyorlar. Savaşıyorlar, askerlerimizi öldürüyorlar, sivil öğretmenlerimizi öldürüyorlar ve büyük şehirlerde bomba patlatıp masum sivilleri öldürüyorlar.”

Kafasında şişe kırılan 74 yaşındaki Ekrem Yaşlı (17.10.2019), hastanede tedavi gören karısıyla Kürtçe konuşmasının dışında terörle ilişkilendirilebilecek bir eylem içine girmemişse mesela ıslıkla marş falan çalmamış ise terörist gibi tepki görmemek için başka ne yapmalıydı?

74 yaşındaki adam ile ayrılıkçı terör örgütü arasında bir mesafe varsa onu açık tutmak için yaşlı adamı hastanede ziyaret etmek, olayı kınamak, taburcu olduktan sonra evinde ziyaret etmek... terör örgütüyle olan mesafeyi muhafaza etmez mi, görünür kılmaz mı?

***
 Mevsimlik tarım işçisi olarak bulunduğu Adapazarı’nda 6 kişinin linç girişime maruz kalan ve sonra da başından silahla vurularak ağır yaralanan 50 gün komada kaldıktan sonra hayatını kaybeden (13.10.2019) Şirin Tosun, Kürtçe konuşmak dışında terörle ilişkilendirilebilecek bir eylem içine girmemişse, mesela sarıya boyanmış bir masa üzerinde karpuz kesmek suretiyle sakıncalı renkleri bir araya getirip subliminal örgüt propagandası yapmamışsa... ayrılıkçı terör örgütüyle arasına mesafe koymak için başka ne yapmalıydı.

Şirin Tosun'u “Tabii ki Kürtler var, kültürleri var ve dilleri var. Ama…”cümlesinde “ama”dan önce konumlandırmak için bizim yapabilecek bir şeyimiz yok mu? Mesela cenazesine katılmak, evine taziyeye gitmek, “Kürtçe konuşmak, ayrılıkçı örgüt faaliyeti değildir” demek, bu konuya katkı sağlamaz mı?

Annesini mezardan çıkarıp götürmek zorunda kalan (14.09.2017) Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk, annesi öldüğü için mi teröristti? Annesini gömmek istediği için mi ayrılıkçıydı?

***
Yani Kürtler ne yaparsa cümle tersine döner.

Biz tersine çevirirsek, cümleye “Ayrılıkçı Kürt milisler var ama… “ diye başlasak, “Ayrılıkçı Kürt milisleri var ama tabii ki Kürtler de var, kültürleri de var ve dilleri de var” desek...

Çok şey değişmez mi?


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.