Ağu 18 2019

Diyarbakır, Mardin ve Van'a yeniden kayyım, Gül ve Davutoğlu'dan peş peşe tepki

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Bedia Özgökçe Ertan görevden alındı.

Diyarbakır'a Diyarbakır Valisi Güzeloğlu, Mardin'e Mardin Valisi Yaman, Van'a Van Valisi Bilmez kayyım olarak atandı.


22.00- HDP'den yeni yol haritası

Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyelerine kayyım atanması gündemi ile olağanüstü toplanan HDP MYK’sinin, “kesintisiz eylem” kararı aldığı belirtiliyor.

HDP’liler tepkilerini göstermek üzere ilk adım olarak, kayyım atanan üç kente 20 Ağustos Salı günü partinin il örgütü binaları önünde saat 11.00’de toplanacak.

Artı Gerçek'ten Derya Okatan'ın haberine göre, burada eş zamanlı olarak basın açıklamaları yapılacağı kaydediliyor.

Buna göre, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Diyarbakır’daki açıklamaya katılacak. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ise yarın (20 Ağustos 2019 Salı) İstanbul’da basın toplantısı düzenleyecek.

HDP MYK toplantısında bu süreçte halkın ve belediye eş başkanlarının yalnız bırakılmaması gerektiğinin altını çizildi. Alınan karara göre, tüm milletvekilleri sandık iradesine sahip çıkmak için 3 gün boyunca halk ile birlikte sokaklarda olacak. Eylemlerde kayyımların tanınmayacağı belirtilerek, hükümete bu politikadan derhal vazgeçme çağrısı yapılacak. HDP, demokrasi güçlerine de çağrısı yapacak.

Haberin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.


20.00- Kürt partilerinden ortak tepki

İçişleri Bakanlığı tarafından Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Bedia Özgökçe’nin görevden alınması ve yerlerine kayyIm atanmasına tepkiler çoğalıyor.

Halkların Demokratik Partisi’nin yerel seçimler kapsamında ittifak sağladığı, Azadî Hareketi, İnsan ve Özgürlük Partisi (PîA), Kürt Demokratlar Platformu (KDP), Kürdistan Komünist Partisi (KKP), Devrimci Demokratlar (DDKD) ve Kürdistan Demokrat Partisi Türkiye (TKDP), kayyum atanmalarına karşı HDP Diyarbakır İl Binası’nda ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, HDP’li milletvekilleri ve Kürt parti temsilcileri katıldı. 

Mezoptamya Ajansı'nda yer alan habere göre Kürt partileri, “Kayyum, sadece HDP’nin, Kürdistani seçim ittifakının ve Kürt halkının sorunu değildir; tüm Türkiye halklarının, tüm demokrasi güçlerinin ortak sorunudur. Bu tutuma karşı suskun kalmak, onaylamaktır” dedi. 

KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek tarafından okunan ortak açıklamada, “Halkın iradesi ile seçilen 3 büyükşehir belediye başkanlarının, İçişleri Bakanlığı’nın gösterdiği gerekçeyle görevden alınıp, bu şekilde yerlerine kayyım atamasını halkın iradesine yapılan bir gasp, hukuka ve demokrasiye yapılmış bir darbe olarak görüyoruz” ifadesi kullanılıyor. 
 
DBP’li belediyelere atanan kayyımların anımsatıldığı açıklamada, şunlar kaydediliyor:

“2016’dan başlayarak, iki dönemdir başa gelen belediye başkanlarını ekseriyetle, tutarlı hiçbir hukuki gerekçeye dayanmadan görevden alınmaları, yerlerine kayyımların atanmaları, toplumu sivil ve meşru siyasetten, demokrasiden uzaklaştırma çabasıdır. AKP hükümetinin iktidar olduğu günden beri sürekli üzerine vurguladığı halkın iradesinin üstünlüğünü, demokrasi ve adaletin güçlenmesi gerektiği söylemlerini kayyım süreci pratiğiyle kendi ile çeliştiği ve kendi hukukunu çiğnediğini göstermiştir."

 Açıklamada, uluslararası kamuoyuna da çağrı yapılarak, "AB Komisyonunu, Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Komitesi’ni ve BM’yi bu anti-demokratik kayyım kararına karşı net tavır almaya çağırıyoruz" dendi.


19.00- AB'den "endişe kaynağı" açıklaması

 Avrupa Birliği (AB) Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilciliği sözcüsü Maja Kocijancic tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Diyarbakır, Van ve Mardin belediye başkanları Selçuk Mızraklı, Bedia Özgökçe Ertan ve Ahmet Türk'ün görevlerinden alınmasının, 31 Mart seçimlerinin demokratik sonuçlarına saygıyı tartışmaya açması nedeniyle ciddi bir endişe kaynağı olduğu" vurgulandı.

DW Türkçe'nin aktardığına göre açıklamada yerel politikacıların görevden uzaklaştırılmalarının, gözaltına alınmalarının ve kayyum atamalarının seçmenleri yerel düzeyde siyasi temsiliyetten yoksun bıraktığı ve bunun yerel demokrasiye de zarar verdiği kaydedildi. Türk hükümetinin terörle mücadele konusunda meşru bir hakka sahip olduğu ifade edilen açıklamada, ancak bunun Anayasa ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalardaki temel hak ve özgürlüklere uygun olması gerektiği belirtildi.

AB sözcüsü Kocijancic, Türkiye'nin Venedik Komisyonu'nun önerileri ve taraf olduğu Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na bağlılığı doğrultusunda yerel demokrasinin işlemesi için gerekli önlemleri almasının şart olduğuna da işaret etti. AB'nin Türkiye'deki terör saldırılarını kınayan açıklamalar yaptığına dikkat çekilen metinde, barışçıl ve sürdürülebilir bir çözüm için güvenilir siyasi bir sürecin acil olarak başlatılması çağrısında da bulunuldu.

Öte yandan Alman Federal Meclisi'nin Sol Partili milletvekili Gökay Akbulut da, kişisel Twitter hesabından yaptığı açıklamada HDP ile dayanışma çağrısında bulundu. "Avrupa anti-demokratik Türk hükümeti ile işbirliğini dondurmalı" diyen Akbulut, Türk hükümetinin demokrasiden ne kadar uzak olduğunu bir kez daha gösterdiği mesajını paylaştı.

18.00- Hüda-Par'dan tepki

Hüdapar yaptığı açıklamayla kayyım uygulamasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Açıklama şöyle:

"İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye başkanlarının haklarındaki soruşturmalar nedeniyle re’sen görevlerinden uzaklaştırıldıkları, yerlerine ise o illerin valilerinin kayyum olarak atandıkları bildirildi.

Merkezi idarenin yerel yönetimler üzerindeki vesayetinin kaldırılması veya en azından zayıflatılması beklenirken 2016 yılında 5395 sayılı Belediye Kanunu’nda yapılan değişiklik ile mevcut vesayet güçlendirilmiştir. Seçilmiş olmak hiç kimseye suç işleme imtiyazı vermez ancak suç işlediği iddiasıyla görevinden uzaklaştırılmış seçilmiş bir kişinin yerine bakanlık veya valilik tarafından geçici de olsa atama yapılması 2016 yılında yapılan değişiklik ile “kanuni” hale getirilmiş ise de “hukuki” değildir.

Hukuka aykırı uygulamalarla çözüm aramak doğru değildir. Ancak olağanüstü durumlarda istisnai olarak başvurulabilecek bir uygulama olması gereken kayyum atama usulünun olağan dönemlerde de uygulanması hukuka ve siyaset kurumuna olan güveni daha da zedeleyecektir."


16.50- Saadet liderinden tepki

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamolloğlu, kayyım atamalarına tepki mesajı paylaştı. Karamollaoğlu, "Diyarbakır, Mardin ve Van Belediye Başkanları'nın görevden alınması milli iradeye ipotek koymaktır. Haklarında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan kişilerin bu şekilde görevden alınması ne demokrasi ile bağdaşır ne de adaletle" diye yazdı.

17.00- KCK'den "ayağa kalkma" çağrısı

KCK Yürütme Konsey Eşbaşkanlığı, kayyım atamalarına karşı bir açıklama yaparak, “Böyle bir iktidara karşı ancak her türlü mücadele verilerek Türkiye demokratikleştirilip Kürt sorunu çözülebilir” dedi.

KCK, başta kadınlar ve gençler olmak üzere “Kürt halkı ve Türkiye halklarını faşizme karşı sokakları, meydanları, dağları ve ovaları mücadele alanı hâline getirmeye” çağırdı.

ANF'nin aktardığına göre, açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

“Soykırımcı sömürgeci AKP-MHP faşist iktidarı Kürt halkına karşı yürüttüğü soykırım saldırısını yeni bir aşamaya vardırmış bulunmaktadır. Kürt halkının yüzde 60’ın üzerinde ortaya koyduğu iradeyle seçilen belediye eşbaşkanları Süleyman ‘Soysuz’un başında olduğu içişleri bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmıştır. Yerlerine Kürt halkıyla hiçbir ilişkisi olmayan Kürt düşmanı valiler atanmıştır. Seçilmişlere yönelik bu saldırı 20 Temmuz 2016’da gerçekleştirilen siyasi darbenin devamı olmaktadır.

Demokrasi güçleri ve Kürt halkına karşı yürütülen faşist saldırılar bundan sonra da artırılarak sürdürülecektir. Bakurê Kürdistan, Başurê Kürdistan, Rojava ve Kuzey Suriye'ye yönelik saldırılar ne amaçla yapılıyorsa bu saldırılar da aynı amaçla yapılmaktadır. Bu amaç da Kürtleri soykırıma uğratmaktır.

Belediye eşbaşkanlarının görevden alınmasının tek nedeni vardır; bu da demokrasi güçlerini ezmek ve Kürt soykırımını tamamlamaktır. Bu saldırıları başka türlü ele almak soykırımcı faşist özel savaş iktidarının amacını anlamamaktır. Kürt’ün varlığına, kimliğine, siyasi iradesine, özgürlük ve demokrasi isteğine her yerde saldırı olduğu gibi belediyelere yönelik saldırı da Kürt’ün var olma iradesine saldırıdır. Kimliğine, kültürüne ve özgürlüğüne sahiplenen her Kürt bu soykırımcı sistemin hedefindedir. Türkiye demokratikleşip Kürt sorunu çözülene kadar da bu soykırım amaçlı saldırıların sonu gelmeyecektir."

Haberin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.


16.30- HDP İstanbul Basın Komisyonu'ndan açıklama

"Kayyımlara karşı demokratik tepkisini gösteren halk darp edilerek sindirilmeye çalışılıyor. 3' ü kadın 6 kişinin gözaltına alındığı eylemde milletvekillerimizle birlikte birçok kişi  polis amirleri ve polislerce darp edildi. Taksim Meydan'ında milletvekillerimizle birlikte halk kayyımlara karşı slogan attı. Zalimlerin saltanatı çöker, kayyımlar tarihin kirli sayfalarındaki yerlerini alır, mazlumlar er ya da geç galip gelir.

Amed, Mardin ve Van da belediyelere atanan kayyımlarla birlikte yüzlerce parti çalışanımızın hukuksuzca gözaltına alınmasına karşı yükselen tepkiler devam ediyor. Bu kapsamda İstanbul İl Örgütümüz, milletvekillerimiz ve halkımız bu saat 15.30'da Taksim Meydanında sloganlarla yürüyerek tepkilerini dile getirdi.

İlgili görüntüleri sizlerle paylaşıyoruz."


16.00- Saray'dan açıklama

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, kişisel Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, kayyım atamalarını savunarak, "Belediye imkânlarının eli kanlı terör örgütü lehine kullanıldığı adli ve idari soruşturmalarla tespit edilmiş ve gereken yapılmıştır. Millet iradesi asla terörün vesayetine terk edilemez. Demokrasi mücadelemiz çerçevesinde teröre destek veren belediyelere müdahale kaçınılmazdır" ifadesini kullandı.


16.00-

30 baro; Diyarbakır, Mardin ve Van’ın seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkan’larının görevden alınmasına tepki göstererek, hukuk dışı uygulamayı kabul etmediklerini duyurdu.

Açıklamada, “Bizler; barış içinde bir arada yaşama fikrini, demokratik hukuk devleti idealine olan inancı da tümden ortadan kaldıran bu hukuk dışı uygulamayı kabul etmiyoruz” denilen açıklamada görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının derhal görevlerine iadesi talep edildi” ifadelerine yer verildi.
 


15.55- Avrupa Birliği'nden de Kürt illerine kayyım atanmasına tepki geldi:

"Diyarbakır, Mardin ve Van Belediye Başkanları seçildikten beş ay sonra terörle ilişkileri var iddiasıyla yine görevden alınıyor. Halkların tercihine sıfır saygı. Sırada ne var? Ankara ve İstanbul belediye başkanlarını görevden almak mı?"

İlgili haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz 


15.40- Diyarbakır'da bir kadın, kayyım atanmasına tepki olarak şarkı söyledi, çevresindekiler de ona eşlik etti.


15.00- Çok sayıda baro, ortak bir açıklama ile kayyım kararını kınadı:

"31 Mart 2019 seçimleri arifesinde, “seçilirlerse kayyum atarız” tehdidi hayata geçirildi. YSK tarafından adaylıkları onaylanarak seçilen üç belediye başkanının, daha beş ay geçmeden devam eden ve henüz kesinleşmeyen soruşturma ve davalar gerekçe gösterilerek bir “idari karar” ile görevlerinden uzaklaştırılmaları, idarenin yargı üzerindeki vesayetini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu uygulama ile Türkiye’nin idari yapısının yanı sıra, yargısı da ağır bir darbe daha almıştır."

Açıklamanın tamamına buradan ulaşabilirsiniz 



14.40- Barolardan da kayyım atamalarına eleştiriler yükseldi:

Antalya Barosundan, "Türkiye bir kez daha hukuksuz bir sabaha uyandı. Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerinin seçilmiş belediye başkanları görevden alınarak, yerlerine bu illerin valileri kayyum olarak atanmıştır. İçişleri Bakanlığının verilerine göre 418 kişi de gözaltına alınmış, aynı zamanda internete ve sosyal medyaya erişim de kısıtlanmıştır. Darbe sonrası yaşadığımız hukuksuzluklar, bir kez daha uygulamaya konulmuştur" açıklaması yapıldı.


14.20- 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de Twitter hesabından kayyım atamalarına ve gözaltılara tepki gösterdi:

"Daha yeni seçilmiş belediye başkanlarının 'bu şekilde' görevden alınmaları demokrasimiz için doğru olmamıştır."

Eski Başbakanlardan Ahmet Davutoğlu da, "Kısa süre önce gerçekleşen seçimlerle göreve gelen Mardin, Diyarbakır ve Van Belediye Başkanları’nın idari tasarrufla görevden alınması demokratik sistemin ruhuna aykırıdır. Seçimle gelenlerin seçimle ayrılması milli irade ilkesinin gereğidir" ifadesini kullandı.



14.00- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eski yargıcı Rıza Türmen, "Kürt illeri diye başlayan irade gaspı İstanbul’a, Ankara’ya  ve İzmir’e de uzanacaktır" dedi ve ekledi:

"Halk iradesi, halk egemenliği diye bir şey var. Bunu nasıl hiçe sayarsınız. Bundan sonra seçim yapılmasın her şey Saray’dan yapılsın. Bu çok daha rahat ve dürüst bir yönetim olur. Hiç olmazsa böyle bir takım aldatmacalar, demokrasi aldatmacaları yapılmaz."

İlgili habere buradan ulaşabilirsiniz 


13.45- AKP medyasının, Kürt illerindeki kayyım atamaları ve gözaltılarla ilgili kayda değer bir habere imza atmaması eleştirileri de beraberinde getirdi.

Birgün'ün haberine göre, söz konusu gündem yalnızca haber bültenlerinde sunum olarak yer aldı.

CNN Türk, NTV ve Habertürk, üç büyük kentin belediye başkanlarının görevden alındığı, 29 kentte 418 kişinin gözaltına alındığı operasyon durumuna ilişkin yayınlarında sıcağı sıcağına yayın yapmamayı tercih etti.

İlgili habere buradan ulaşabilirsiniz



13.40- AKP'nin Mardin, Van ve Diyarbakır büyükşehir belediyelerine dönük düzenlediği kayyum darbesinden sonra üç belediyenin de internet sitelerine erişim engellendi.

Sitelere erişmek isteyenlere "bakımda" olduğu yönünde uyarı yapıldı. Mardin Büyükşehir Belediyesi'nin resmi Twitter hesabından ise Erdoğan'ın fotoğrafı paylaşıldı. Paylaşımda, "Mardinimiz için yeniden iş başındayız. Sizin için çalışıyoruz" denildi.


13.35- İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden alınan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk'ün yerine görevlendirilen kayyum Mustafa Yaman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teveccühü, İçişleri Bakanlığı'nın talimatıyla yeniden görevlendirildiğini söyledi.


13.22- HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli'den kayyım ve gözaltılarla ilgili ilk açıklama:

"Kendi meşruiyetini kaybettikçe tüm Türkiye halklarına kayyım rejimini dayatmaya devam ediyor. 19 Ağustos sivil darbesi 12 Eylül rejiminin devamıdır. Uzun süre OHAL rejimi altında yaşadık. Bu OHAL rejiminin üzerinde iktidarlarını şekillendirenler Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin dayatırken şimdi de örtülü bir OHAL rejimi dayatırlar. Bugün halk iradesine sahip çıkmaya devam ediyor ama Diyarbakır sokaklarında şiddet ve zulüm vardır. İradesine sahip çıkan halka TOMAlarla müdahale ediyor.

Yüzlerce arkadaşımızı gözaltına aldılar. Cezaevlerindeki 5 bin arkadaşımızda olduğu gibi gözaltına alınan arkadaşlarımızın da bir suçu yok. Bu kayyumcu yönetemez hale gelmiş zihniyet meşruiyetini yitirmiştir. Tüm yerel yönetimlerde ve meşru yöntemler demokrasi mücadelesini sürdüreceğiz. OHAL döneminde hukuku yok saydılar kendi yasalarını yok saydılar. Demokratik siyaseti tasfiye etmeye çalıştılar. Kayyumlar eliyle bölge ekonomisi çökerttiler. Şimdi aynı talana ve yağmaya sahip çıktıklarını gösteriyorlar."

Temelli'nin açıklamalarının detaylarına buradan ulaşabilirsiniz 



13.15- Diyarbakır'da halkın Büyükşehir Belediyesi önünde toplanmasına, Emniyet güçleri tarafından izin verilmiyor. Şehrin her tarafında müdahale var.


13.00- Diyarbakır'da kayyım atamalarını protesto edenlere polis müdahale etti. Protestoculara TOMA'lardan su sıkılarak müdahale edildi.



 


12.27- CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu kayyım atamalarını 'darbe' olarak niteledi:

 "Yeni bir darbeyle karşı karşıyayız. Darbeler sadece tankla, topla olmuyor. Halkın iradesine darbe, sandığa darbe yapıldığını da hep birlikte görüyoruz."



12.25- HDP Sözcüsü Saruhan Oluç:

"31 Mart'ta kayyumlardan aldığımız belediyelere, yeniden kayyum atıyorlar. Tamamen uyduruk gerekçelerle yapıyorlar bunu. Halkın iradesi, hukuk yeniden gasp ediliyor. Bu iktidarın demokratik hiçbir meşruiyeti kalmamıştır. Türkiye'de demokrasiye darbe üstüne darbe vuruluyor."

Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz 


12.23- 31 Mart yerel seçimlerinde CHP Beyoğlu Belediye Başkanı adayı da olan Alper Taş, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a istifa çağrısında bulundu.


12.22- CHP MYK, Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanıyor. Toplantıda, Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediyelerine kayyum atanmasına karşı tuttum belirlenmesi bekleniyor. 

İlgili habere buradan ulaşabilirsiniz


12.20- Urfa Barosu Başkanı Abdullah Öncel, İçişleri Bakanlığı'nın HDP’li 3 büyükşehir belediyesine kayyum atamasına "Halkın iradesine yapılmış bir darbedir" diyerek karşı çıktı ve ekledi:

"15 Temmuz Darbesi sonrası yaşadığımız hukuksuzluklar tekrardan devreye konulmuştur. Demokrasi, hukuk bir kez daha askıya alınıp yerle bir edildi. Görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanlarının derhal görevlerine iadesini talep ediyoruz."


12.17- Kamu Emekçileri Sendikası da (KESK) yazılı bir açıklama ile tepki gösterdi:

“Üç büyükşehir belediye başkanının da yüzde 50’lerin çok üzerinde oy aldığı düşünüldüğünde vahim bir siyasal darbe ile karşı karşıya olduğumuz görülmektedir. Biliyoruz ki, kayyum politikası ülkede demokrasiden, barıştan, emekten yana olan herkese verilmiş bir gözdağıdır. Kimsenin kendini halkın iradesi ve yargının yerine koyma hakkı yoktur. Bu durum rejimin temel bir özelliği haline gelse de demokrasiye yapılan darbeleri kabul etmedik, etmeyeceğiz. Alışmadık, alışmayacağız, alıştıramayacaklar."

Açıklamanın tamamına buradan ulaşabilirsiniz 


12.15- Su faturası ödemek için Diyarbakır Belediyesine su faturası ödemeye gelen bir yurttaş belediye kayyum atandığını öğrenince bariyerler önünde oturarak duruma tepki gösterdi. Yurttaş polis tarafından bariyerlerden uzaklaştırıldı.


12.10- HDP, TSİ 13.00'te halkı belediyenin önüne çağırdı. Diyarbakırlıların, Büyükşehir Belediyesi'nin önünde toplanmasına izin verilmiyor.


12.05- CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya da kayyım atamalarına tepki gösterdi:

"Halkın özgür iradesi ile seçtiği belediye başkanlarına yapılan; demokrasiye yapılmış bir darbedir. Kayyum yağmalarını gün yüzüne çıkarttıkları için mi demokrasiye darbe yaptınız?"


11.57- HDP'den kayyım atamalarına ve gözaltılara dair bir açıklama geldi:

"Bu yeni ve açık bir siyasi darbedir. Bu aynı zamanda Kürt halkının siyasi iradesine dönük açık ve düşmanca bir tutumdur. İçişleri Bakanlığı hak ve özgürlüklerin gasp edilmesinin, provokasyonların, demokrasinin zerresini bile bırakmayan karar ve uygulamaların tetikçisidir ve bir darbe odağıdır."

Açıklamanın tamamına buradan ulaşabilirsiniz 


11.55- CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de tepkisini sosyal medya üzerinden gösteren isimler arasında yer aldı:

"Son yol ayrımındaki AKP iktidarı yine demokrasiyi değil faşizmi seçti. Büyük çoğunlukla halkın tercih ettiği belediye başkanlarını görevden almak, iktidarın kendi varlığını tartışmaya açmasıdır. Seçimle gelen artık seçimle gitmiyorsa iktidarı elinde tutan darbecidir, faşisttir!"


11.50- CHP'li Muharrem İnce de Twitter hesabından kararla ilgili 'hukuksuzluk' uyarısında bulundu:

"Diyarbakır, Mardin ve Van Belediye Başkanlarının İçişleri Bakanlığı eliyle görevden uzaklaştırılmasının hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Belediye Başkanlarına isnat edilen suçlamalar hakkında ortada açık hukuki deliller varsa bunun gereğini bağımsız yargı yerine getirir. Kararların siyasi olduğu ve önümüzdeki döneme dönük bir gerilim politikasının parçası olduğu açıktır. Asıl bu karar teröre, terör örgütüne hizmettir. Seçilmiş insanları yasal meşru politik alanın unsuru olmaktan çıkarmak, terör örgütünün arayıp da bulamayacağı bir hizmettir."


11.45- Demokratik Bölgeler Partisi, yazılı bir açıklama ile kayyım atamalarına ve gözaltılara tepki gösterdi:

"Aralarında Merkez Yürütme Kurulu üyemiz Sevim Adsoy, PM üyelerimiz Tahir Özdemir ve Suat Aslan’ın da bulunduğu onlarca parti yöneticilerimiz, yüzlerce Kürt siyasetçi AKP ve MHP’nin siyasi darbesiyle hukuksuzca gözaltına alınmıştır.  Diyarbakır’da yüzde 63, Mardin’de yüzde 56 ve Van’da yüzde 53 oyla seçilmiş olan Belediye Eşbaşkanlarının görevden alınması Kürt halkının demokrasi mücadelesine karşı açılmış yeni bir savaştır."


11.30- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de konuyla ilgili, "Her koyun kendi bacağından asılmıyor bu memlekette" dedi ve ekledi:

"Birimizin başına gelen ondan sonra hepimizin başına geliyor. Onun için uyanık ve dayanışma içinde olmak zorundayız. Bunun da gereğini yapacağız” sözlerini kaydetti. Hukuki, siyasi her şey belediye mevzuatında yazılı ama bunlar yok sayılarak, büyük bir keyfiyetle ve hiçbirimizin sebebini bilmediği bir şekilde görevden alınıyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Bu her gün demokrasiden uzaklaşmamızın göstergesi. Diliyorum ki devamı gelmez, diliyorum ki en kısa sürede şeffaf bir şekilde gerekçeler ortaya konur. Kamu vicdanını rahatlatacak şeyler söylenir. Aksi takdirde bunlar kabul edilemez."

 Haberin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz


11.20- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da Twitter paylaşımı ile karara tepki gösterdi:

"31 Mart Yerel Seçimlerinde milletin oylarıyla seçilmiş Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevlerinden alınarak yerlerine kayyum atanması demokrasiyle ve demokratik teamüllerle izah edilemez. Milletin iradesini yok saymak kabul edilemez."

11.10- Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk, “Yaşananlar kanunsuzluk ve hukuksuzluktan başka bir şey değildir” dedi. 

“Bunu izah etmek için mantık, akıl yetmiyor” diyen Türk, “Hukukun olmadığı, haksızlığın tavan yaptığı bir dönemi yaşıyoruz. Halkın iradesini tanımıyorlar ve buna da demokrasi diyorlar. Her şey açık bir şekilde ortada duruyor” diye konuştu.

Kayyum olarak yolsuzluk, usulsüzlük ve rüşvetle gündeme gelen Vali Mustafa Yaman’ın yeniden atandığını da hatırlatan Türk, ülkedeki siyasetin anti demokratik olduğunun kanıtı olduğunu belirtti. “Siyasetin nasıl yürütüldüğü açık bir şekilde ortada” diye konuşan Türk, “Yaşananlar kanunsuzluk ve hukuksuzluktan başka bir şey değildir” ifadelerini kullandı.


11.00-  CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, kayyım atamalarına tepkisini Twitter'dan dile getirdi:

"Birileri ileri demokrasi demişti değil mi?

Halk iradesine bir darbe daha:#Diyarbakır, #Mardin ve #Van Büyükşehir Belediyelerinin seçilmiş başkanlarının görevden alınarak yerlerine #kayyum atanması hukuka aykırı, halkın seçimle siyasal tercihlerine darbedir."


10.50- Van Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanan Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, belediyeye girer girmez ilk yaptığı iş Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafını asmak olurken, kayyımların atandığı sırada polis de HDP'li siyasilere yönelik operasyonlar düzenledi.


10.40- Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Mızraklı, görevden alma tebligatını imzalamayarak "Bunu imzalamayı onursuzluk addederim" notunu düştüğünü açıkladı.

31 Mart'ta yapılan yerel seçimlerde; Adnan Selçuk Mızraklı yüzde 63 Ahmet Türk yüzde 56 Bedia Özgökçe Ertan yüzde 54 oyla HDP'den belediye başkanları seçilmişlerdi.


10.30- 19 Ağustos sabahı saat 06.00'da çok sayıda polis ekibi Van Büyükşehir Belediyesi’ne geldi. Belediye binasını çembere alınırken, bazı polislerin de içeri girdiği görüldü.

Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir belediyelerine polis operasyonu gerçekleştirildi. Bazı belediyelere polis kapıları kırarak girerken, belediyelerin önündeki polis ablukası sürüyor.


10.00- HDP’nin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı kayyım atamalarıyla ilgili şunları söyledi:

“Saat 6 itibariyle kapılar kırılarak belediyeye girildi. Birazdan belediyeye geçeceğim. Hukuk dışı durum yaşıyoruz. Toplumun demokrasi ve hukuk değerleri doğrultusunda yeni bir evreye girdiğini görüyoruz. Ne anayasa ne seçimleri icra eden bir tutum var.

Türkiye’de yaşayan herkes; kimse kendini hukuk şemsiyesi altında hissedemez. HDP’li belediyelere geliştirilen bu tutum Türkiye’deki demokrasi değerleri açısından, demokratik muhalefeti karşısına alan bir tutum olarak görmek gerekiyor. Gasp edilen halk iradesidir”

HDP açıklamasının tamamına buradan ulaşabilirsiniz


9.00- Görevden alma ve kayyum atama ile ilgili İçişleri Bakanlığı tarafından bir açıklama yayımlandı:

"Son yıllarda teröre karşı yürütülen kararlı mücadele sonucunda büyük bir acziyete düşen PKK/KCK terör örgütü ve uzantıları; bazı belediye başkanları aracılığıyla belediyelerin imkânlarını illegal amaçlar için kullanmışlardır.

Anayasa ve kanunlarda görev ve sorumlulukları tanımlanan, Devletin bütünsel organizasyonunun bir parçası ve temel görevi vatandaşların mahalli ve müşterek nitelikli ihtiyaçlarını karşılamak olan bazı belediyeleri terör faaliyetlerinin desteklenmesi için militan kaynağı, mali kaynak ve araç-gerecin temin edildiği lojistik merkezlere dönüştürmeye çalışmışlardır. Hatta bu belediyeleri ülkemizin diğer bölgelerinden ayrı bir yönetim modelinin parçası haline getirmeye çalışarak Anayasamızın 3. maddesinde açıkça tanımlanan, ülkemizin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne kasteden bir araç olarak kullanmışlardır. 

Bakanlığın açıklamasının tamamına buradan ulaşabilirsiniz


8.30- HDP ve DBP yöneticileri ile belediye çalışanlarının evlerine yapılan baskınlarda ise, 21 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınacak kişi sayısının artabileceği ifade edildi.

Gece gözaltına alınanların isimleri şöyle:

1-HDP Diyarbakır İl Yöneticisi Kadir İnanır

2-DBP MYK Üyesi Sevim Biçici

3-DBP Bağlar İlçe Yöneticisi Hayri Etyemez

4-Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Murat Eminoğlu

5-Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Mehmet Akdoğan

Gözaltılara dair habere buradan ulaşabilirsiniz


08.00 Gazete Fersude'nin görüntülerine göre Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne atanan kayyımın belediyeye giriş anı böyle görüntülendi:

07.45- Kanaat önderleri ve sanatçılar da sosyal medyadan tepkilerini dile getirdi:

06.35- Görevden almalara CHP’den ilk tepkilerden biri, İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu’ndan geldi. Bekaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Diyarbakır, Van ve Mardin’de 4,5 ay önce seçilen belediye başkanları görevden alınarak, yerlerine valiler atandı. Gerekçe terör örgütlerine destek vermek. Bunun anlamı sadece demokrasinin iptal eğilmesi değil, aynı zamanda halkın meşru siyasetten umudu kesmesinin istenmesidir” dedi.


 

00.10- Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim öncesi yaptığı açıklamalarda, HDP'li belediyelere bir kez daha kayyım atanacağı tehdidinde bulunmuştu.


23.45- Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, HDP'den Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Adnan Selçuk Mızraklı ile ilçe belediye başkanlarının katıldığı törende "PKK propagandası yapmak" iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı.

Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk hakkında da, terör iddiasıyla iki kovuşturma ve dört soruşturma dosyası bulunuyor.

Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan hakkında da yine benzer şekilde, terör iddiasıyla bir kovuşturma altı soruşturma dosyası bulunuyor.