Halkbank'ta 'Trump koruması'nın sonuna mı gelindi?

Türkiye ile ABD arasındaki anlaşmazlık konularından biri olan Halkbank meselesi, Amerika'da devam eden dava ile her geçen gün daha da dallanıp budaklanırken, Donald Trump'ın sürece müdahale etme kapasitesi her geçen gün daha da zayıflıyor.

Azil soruşturması ile boğuşan Trump, Türkiye ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın yakın çevresi ile şahsi iş ilişkileri geliştirse de, Halkbank soruşturmasına etki edebilme averajını yitirmiş görünüyor.

Gazeteduvar'dan Cansu Çamlıbel, "Trump'ın karanlık ilişkileri potasına Halkbank da girerken" başlıklı yazısında, Türkiye'nin Halkbank davasında beklentisinin davanın tamamen ortadan kalkması olduğunu ancak bu isteğin mümkün olmadığını vurguluyor.

Azil tartışması nedeniyle zorda olan Trump’ın ‘diğer karanlık ilişkileri’ listesinin başına Erdoğan ile ilişkisinin yerleştirilmesinin an meselesi olabileceğine dikkat çeken Çamlıbel, Hazine Bakanı Berat Albayrak ve Mehmet Şimşek ile Hazine Bakanı Steven Mnuchin'in gerçekleştirdiği görüşmelerin açığa çıktığını hatırlatıyor.

Soruşturmada ortaya çıkan bir başka hususun da, Trump'ın Hazine Bakanı Mnuchin'e Halkbank davasına müdahil olması için verdiği belirtilen talimata işaret ediyor ve ekliyor:

"Erdoğan’ın 2017 yılında konuyu bizzat Trump’ın gündemine getirmesinin ardından Başkan’ın konuyu Hazine ve Adalet bakanlıklarına yönlendirdiği teyit ediliyordu.

Mnuchin’in Nisan 2017’dan bugüne Türk yetkililerle yaptığı temasların sonuncusunun Beyaz Saray’da 13 Kasım’daki Trump-Erdoğan zirvesinin heyetler arası bölümünde gerçekleştiği hatırlatılıyordu. Hazine Bakanlığı’nın resmi yanıtında bir de 15 Nisan 2019’da Oval Ofis’te Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın kendisinin eşliğinde Başkan Trump ile yaptığı görüşme vardı. O görüşmenin geleneksel Amerikan diplomasisinde eşine pek rastlanmayan bir formatta gerçekleştiği ise elbette belirtilmemişti.

Bakanlıktan gelen resmi yanıtı Senatör Wyden ve ana akım Amerikan medyası “Hazine, Başkan Trump’ın Steven Mnuchin’i Halkbank’a yönelik ceza soruşturmasına müdahale etmekle görevlendirdiğini yalanlamadı” diye yorumladı. Hatta Wyden işi bir adım daha ileri götürdü; Trump’ın 13 Kasım’da Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından Hazine Bakanı Mnuchin ve Adalet Bakanı Barr’ın sürece müdahil olmaları yönündeki talimatı yenilediğinin anlaşıldığını söyledi."

Çamlıbel, 2018’de Trump'ın yine Erdoğan’ın bastırması üzerine bürokratlarına ‘Andrew Brunson’a karşı Hakan Atilla’ formülünü çalışmaları için talimat verdiği yorumlarına da vurgu yapıyor ve o formülün de işlemediğini ifade ediyor.

Bu sorunlar yumağının çözüm adresi içinse, Çamlıbel, Türkiye’nin S-400’lerden vazgeçmesi ihtimaline işaret ediyor.

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz