BM teklifinin alelacele Meclis'e gelme nedeni 'gri liste' endişesi

Kamuoyunda tartışmalara neden olan, İçişleri Bakanlığı'na dernek ve vakıflara "kayyım atama" Cumhurbaşkanı'na "mal varlıklarını dondurma" yetkisi veren kanun teklifi Adalet Komisyonu'nda bugün görüşülmeye başlandı.

AK Partili milletvekilleri tarafından Meclis'e sunulan “Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi” temelde OECD'nin Türkiye'ye 2021 yılına kadar yapması için tanıdığı düzenlemeleri içeren, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarında yer alan kişi ve kuruluşların faaliyetlerinin nasıl engelleneceği, malvarlıklarının nasıl dondurulacağına yönelik düzenlemeleri öngörüyor.

Zaten teklifin gerekçesinde G-7 ülkeleri tarafından kurulan Mali Eylem Görev Gücü (FATF) çalışmaları ve BM Güvenlik Konseyi kararları kapsamında “Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması ve terörizmin finansmanına karşı uluslararası düzeyde mücadele standartlarının tespit edilerek idari ve adli araçların etkin şekilde devreye konması” deniliyor.

Gazete Duvar'dan Müzeyyen Yüce'nin haberine göre, kanun teklifine ayrıca sivil toplum kuruluşlarının (STK) yönetimine "kayyım atama yetkisi' veren maddeler eklendi. Söz konusu teklif yasalaşırsa İçişleri Bakanı ve valilikler, STK’lerin yönetiminde bulunan ve hakkında terör soruşturması açılan isimleri görevden alabilecek, derneğin faaliyetini geçici olarak durdurabilecek ve gerekli görürse yönetimlerine kayyım atayabilecek. 

Derneklerin yardım faaliyetleri İçişleri Bakanlığı veya valilikler tarafından denetlenecek. İnternet yoluyla yapılan yardım toplama faaliyetlerinde yasaya aykırılık bulunması halinde, içerikler engellenecek. İçerik engellemeyen yer sağlayıcıya yaptırım uygulanacak.

Meclis Adalet Komisyonu'nun CHP Sözcüsü, İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, kanun teklifinin hızlıca Meclis'e getirilmesinin sebebinin OECD’nin Türkiye’ye ilişkin gri liste uyarısı olduğunu belirtti.

Emre, OECD bünyesindeki FATF’nin Türkiye için yayımladığı 40 tavsiye kararından bazılarına uyulmadığını belirterek şunları söyledi:

“Tavsiye kararındaki 7. madde kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanına ilişkin hedeflenen finansal yaptırımlar. Türkiye’nin bu konuda yeterli önlem almadığı, yasal düzenleme yapmadığı ve etkin araçlara sahip olmadığına ilişkin bir tespit var ve kısa vadede bunun yapılması bekleniyor. Türkiye’nin uyumsuz olarak gösterildiği tavsiye kararlarından 12. madde ise siyasi nüfuz sahibi kişiler başlığı. Yani siyasi nüfus sahibi kişilere, üst düzey kamu görevinde bulunan devlet ve hükümet başkanlarına ilişkin yolsuzlukların önlenmesi ve tespit edilmesi, bu kişilerin mal varlığının takip edilmesi konusundaki tavsiyeye uyulmadığı tespit edilmiş. Türkiye’de bu alana ilişkin bir düzenleme şu ana kadar yok. Hâlbuki acil uyulması gereken alanlardan biri bu madde.

Bu tavsiye kararlarına ilişkin bir iyileştirme yapılmazsa Türkiye'nin Pakistan, Yemen ve Moğolistan'ın olduğu gri listeye alınma tehlikesi var. Bu da ekonomik olarak Türkiye’yi daha zor bir duruma sokacak. Burada önemli nokta şu: Kanun teklifini Meclis’e getirir getirmez komisyonu topluyorlar. Ama ben AK Parti iktidarının kolay kolay 12. maddeye ilişkin bir adım atacaklarını düşünmüyorum. Çünkü siyasi nüfuz sahibi kişilere bakarsak komple AK Parti var. Bu tavsiye kararlarına zamanında uyulmuş olsaydı Türkiye’de bir Rıza Sarraf olayı yaşamazdık. Bir diğer tehlikede direk konuyla ilintili olmayacak bazı maddeler de komisyonda tartışılacak. Dernekler, vakıflar ve sivil toplum kuruluşlarına kayyım atama yetkisi tamamen teklife iliştirilmiş maddeler. Bu maddelere de karşı çıkacağız.”

Adalet Komisyonu'nun HDP'li üyesi, Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki de Türkiye’ye dönük “gri liste” tehlikesine dikkat çekti:

“FATF 1961 yılında kurulmuş bir örgüt. Türkiye ise 1991 yılında taraf olan ülkeler arasına katıldı. 2006 ila 2013 yılında iki önemli yasa değişikliği yapıldı. Biri terörün finansmanın önlenmesine ilişkin yasa, diğeri ise kara parayla mücadeleye ilişkin yasa. Bütün bunlara rağmen Türkiye, birkaç kez gri listede yer aldı. Uluslararası kamuoyu Türkiye’nin uluslararası anlamda terörün finansmanı ve nükleer silahlanmaya yönelik konularda ciddi adımlar atmadığını düşünüyor. Uluslararası terörün finansmanı konusunda ne yapıyorsunuz, bilmiyoruz diyorlar. Türkiye’de bu konuya dair yasal düzenleme yapılmasını ve adım atmasını istiyorlar. Dolayısıyla bu yasa teklifinin acilen görüşülmesinin nedeni Türkiye’ye 18 Aralık’a kadar verilen süre.  Bu tarihe kadar bir adım atılmazsa Türkiye tekrar gri listeye girme tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.”

Tiryaki, yasa tasarısında derneklere ilişkin hükümlerin muhaliflere dönük bir sürek avına başlayabileceğine dikkat çekti. Tiryaki, OHAL döneminde KHK’lar gerekçe gösterilerek pek çok derneğin kapatıldığını hatırlatarak, "Yine uluslararası toplumun çağrılarına karşı yapılacak düzenlemenin muhalif dernek ve sivil toplum kuruluşlarının kontrol altına alınmasının mümkün olduğunu düşünüyoruz" dedi. 

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.