Eki 13 2019

New York Times’ta Amerikan askerlerinin ağzından Kürt savaşçıların kahramanlık hikâyeleri

Geçen yıl Doğu Suriye’de bir üste Kürt güçleriyle birlikte çalışan Amerikan komandoları Rus paralı askerlerinin desteğindeki Suriye ordusunun saldırısına maruz kalmıştı. Suriye gücü tank ve yüzlerce kişilik birlikten oluşuyordu. Birkaç saat içinde Amerika, Pentagon’un ateş gücünü, B-52’ler dahil harekete geçirdi. Saldırı durdu...

IŞİD’e karşı saldırının tam ortasında gerçekleştirilen bu operasyon Amerika Birleşik Devletleri’nin Suriyeli Kürtleri korumak için neler yapabileceğinin göstergesiydi.

Ancak şimdi, Beyaz Ev Kürt savaşçılar üzerindeki korumasını geri çekti. Yakın zamana kadar Kürtlerle omuz omuza savaşan Yeşil Bereliler, müttefiklerini ortada bırakmaktan dolayı vicdan azabı çektiklerini söylüyor. “Bize güvendiler ve biz bu güvene ihanet ettik.” Geçen hafta telefonla konuştuğum bir subay böyle diyordu… “Bu Amerikan vicdanında kara bir leke olarak kalacak…”

Kuzey Suriye’de görev yapan bir başka subay ise “Utanç duyuyorum” diye dile getirdi duygularını. Üslerinden yaptırım görmekten çekinen iki subay da isimlerinin saklı tutulması koşuluyla konuştu New York Times’a.

Ve Kürtlerin bu ihanete cevabı da o kadar keskindi. “Askeri mantık ve silah arkadaşlığında en korkunç şey siperde ihanete uğramaktır" dedi Suriye Demokratik Güçleri’nde görevli Kürt komutan Şervan Derviş...

Amerikan Savunma Bakanı Esper’in açıklamasına göre önümüzdeki günlerde Kuzey Suriye’de görev yapan bin civarındaki askerini tamamen çekmesi ihtimalini doğurdu.

Çoğunluğu Üçüncü Özel Kuvvet Grubu’na bağlı Özel Kuvvet askerleri, Washington’ın Türkiye saldırısına boyun eğdiğini ve Kürtlerin oldukları bölgeden temizlenmesini kabul ettiğini söyledi.

American Special Forces worked closely with Kurdish troops to fight the Islamic State in Manbij, Syria, last year.

Amerikan askerleri geri çekilir çekilmez Kürt güçleri saldırıya karşı savaşan yoldaşlarına yardım etmek için Kuzeye hareketlendi. Amerikan askerleri bu gelişmeyi sadece kum torbalarının arkasında kalmaktan başka bir şey yapamadı. Washington’dan gelen emir açıktı: Karışmayın, bırakın Kürtler kendi savaşını kendileri yapsın.

Bu emirler Amerika’nın Suriye’de son dört yılda sürdürdüğü stratejiye taban tabana zıttı, özellikle YPG olarak bilinen Kürt savaşçılar konusunda. Bu savaşçılar IŞİD’in Kuzeydoğu Suriye’den sökülüp atılmasında kilit rol oynamıştı. Kürtler Menbiç, Rakka’da savaşıp IŞİD halifeliğinin yenilmesi sağladılar.

Amerikan Özel Kuvvetleri, Kürt silah arkadaşlarıyla aynı tozlu barakaları, yemekleri ve ortak tehditleri birlikte yaşayarak güçlü bağlar geliştirdi. Omuz omuza savaşıp ölü veya yaralı Kürt savaşçıların savaş alanından taşınmasına yardım etti.

Orta Doğu Enstitüsü’nde salı günü konuşan Amerikan Merkezi Komuta’nın önceki komutanı General Joseph L. Votel, “Onlar yas tuttuğunda biz de yas tuttuk” dedi.

Kürt güçleri ve Amerikan askerleri daha önceki gerilimleri de birlikte yaşadı, Başkan Trump’ın geçen Aralık ayında Amerikan güçlerini aniden çekme kararı vermesi gibi.

O karardan geri adım atmıştı Trump. Bu sefer işler farklı görünüyor. Geri dönülmesi imkânsız bir noktaya varılmış gibi. General Votel bu durumu “Bu çok özel noktada, Kürtlerin bizimle özel ilişkilerini sürdürmelerini onlar için çok ama çok zor bir hale getirdik” diye yorumluyor.

Varılan ortak güvenlik anlaşması sonucu Amerika Birleşik Devletleri, Türk Silahlı Kuvvetleri ile olan gerilimin tonunu düşürdü, Kürtleri sınırdan çekilmeye ve buradaki mevzilerini tahrip etmeye ikna etti. Bu adımlar Türkiye toprağına bir tehdit olmadığını gösterme amaçlıydı ama bu adımlar Kürtlerin elini Türkiye saldırısına karşı zayıflattı.

Özel Kuvvetler subayları Kürtlerin savaşma azmi ve gücünün altını çizmek için bir örnek veriyor: Kürt ve Amerikan askerleri Kuzey Suriye’de düşük seviye IŞİD’li bir komutanı yakalamak için ortak operasyon düzenler. Görev zor ve komutanı bulma ihtimali düşüktür.

Bir Amerikalı subay, Kürtlerin Amerikalı askerlerle fark edilmesi neredeyse imkânsız bir simetri içinde çalıştığını gözlemler. Sonunda IŞİD’li komutan yakalanır.

“SDG’nin seçkin anti-terör timleri IŞİD’e karşı savaşta deneyim kazandı. Amerika onları eylemde gördü ve tamamiyle güvendi” diyor Yeni Amerika Güvenlik Merkezi’nden Nicolas A. Heras.

IŞİD’e karşı savaşta Amerikan ordusu ile Suriye Demokratik Güçleri arasındaki koordinasyon ve ilişki en üst komuta düzeyinden en alt askeri birliklere kadar yayıldı. Amerikalı subaylarla Kobane’deki terk edilmiş bir çimento fabrikasında yan yana çalışan SDG’li komutanlar, önlerindeki operasyonlara ilişkin stratejileri tartışıp planladılar.

İŞİD’e karşı cepheden çok uzakta olan arazilerde bile SDG araçları Amerikan konvoylarının önünden giderek Amerikan askerlerine güvenlik sağladı, Amerikan üslerinin güvenliğini üstlendi.

Kobane’nin ardından silah arkadaşlarından IŞİD’in elindeki Arap bölgelerine gitmesini istedi. Bu talebi kabul eden Kürtler Rakka ve Der Ez Zor’u İŞİD’in elinden aldı ama bu arada çok ciddi kayıplar verdi.

Amerikalı eski diplomat Peter W. Galbraith’ın sözleri gerçek tabloyu özetliyor: IŞİD’e karşı Irak ve Suriye’de yürütülen savaş bizim onlara yardım etmemizle başladı. Ancak sonuçta, bize yardım eden onlardı. IŞİD’in elindeki toprakları onlar aldı.”

 

Haberin orijinaline buradan ulaşabilirsiniz