Katar’dan vaat edilen kaynak gelmedi, BAE de zamana yayabilir

Suudi Arabistan öncülüğündeki zengin körfez ülkelerinin yanı sıra aralarında Mısır’ın da yer aldığı Arap ülkeleri 5 Haziran 2017’de Katar’a karşı başlattıkları abluka ve ambargoyu bu yılın ocak ayında gerçekleşen Körfez ülkeleri zirvesinde kaldırdıklarını ilan ettiler. 

Suudi Arabistan’da düzenlenen zirveye Katar Emiri Hamad bin Halife El Sani de katıldı ve buzlar çözüldü. 

2017’deki krizde öne sürülen 13 koşulun hemen hiçbirisinde istenilen adımları atmayan Katar’a ambargonun kaldırılması Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada da ‘memnuniyetle’ karşılandı. 

Abluka sürecinde Cumhurbaşkanı Erdoğan yakın dostu Katar Emiri’nin yanında yer alarak kurulan hava ve deniz köprüsüyle ambargo sonrası bu ülkede başta gıda olmak üzere sıkıntı yaşanmasını önledi. Ardından Türkiye-Katar Askeri İş birliği Anlaşması onaylanarak bu ülkede bir Türk Tugayı görevlendirildi.

Bunun öncesinde Katar Emiri ve ailesi ile çok yakın ilişkiler geliştirilmişti. Katar fonları Türkiye’de bankacılıktan medyaya, gıdadan turizme kadar her alanda satın alma veya ortaklık yoluyla aktif şekilde faaliyetteydi. 

Erdoğan, muhalefetin çok sert tepkisine rağmen Milli Tank Altay Projesinin yürütüldüğü Millî Savunma Bakanlığı’na ait Tank-Palet Fabrikasına bile Katar ordusunu yüzde 50 ortak etti. 

Bu arada Katar Emiri ve annesinin Erdoğan’ın ‘çılgın projesi’ Kanal İstanbul güzergahındaki pek çok arsa, arazi ve tarlayı önceden satın aldıkları ortaya çıktı.

2017 Haziran’ındaki kriz ve ambargonun ardından ağustos ayında Ankara’ya gelerek kendisine tam destek veren Erdoğan’a teşekkür eden Emir el Sani’nin ziyareti sonrasında Katar ve Türkiye Merkez Bankaları arasında 5 milyar dolarlık swap anlaşması imzalandı.

24 Haziran 2018 seçimiyle geçilen yeni yönetim sisteminde ABD ile yaşanan Rahip Brunson krizi ve Trump’ın ağustos başında Türkiye’ye ambargo ve yaptırım kararlarını yürürlüğe koyması üzerine kur krizi patlak verdi. 

Dolar/TL kuru bir anda 5,20’den 7,5 TL’ye çıkarken yine imdada Katar Emiri yetişti. 15 Ağustos’ta yanında Maliye Bakanı ile Ankara’ya gelen Emir el Sani, Erdoğan ve o dönemde Hazine ve Maliye Bakanı olan damadı Berat Albayrak ile sarayda baş başa yedikleri yemek sonrasında Türkiye’ye 15 milyar dolar yatırım yapacaklarını ilan etti. 

Emir el Sani satışa çıkarttığı 450 milyon dolarlık ultra lüks özel uçağını da 2018 Eylül’ünde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘hediye’ etti.

Bu süreçte Mısır’da ve Libya’da Katar’la birlikte İhvan’a destek veren Erdoğan ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) arası gerilirken, körfez krizinde Katar’a sahip çıkması, 2016’daki darbe teşebbüsünün ardında BAE’nin olduğunun öne sürülmesi, İsrail ile normalleşme yönünde imzalanan “İbrahim Anlaşmaları”yla Filistin davasına ihanet suçlaması Türkiye-BAE ilişkilerini en alt düzeye indirdi. 

Yunanistan ve Kıbrıs da dahil olmak üzere Türkiye karşıtı hemen her ittifakta yer alan BAE her fırsatta Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çabalarken, Biden’ın ABD’de başkan seçilmesiyle birlikte bölgede dengeler değişmeye, stratejiler, düşmanlıklar, politikalar da gözden geçirilmeye başlandı. 

İhvancı dış politikayla hemen hemen Katar dışındaki tüm Arap ülkeleriyle bağları kopan, Doğu Akdeniz’de tek başına kalarak AB yaptırımlarına muhatap olan Erdoğan iktidarı aynı zamanda bu politikanın masaya koyduğu ağır ekonomik bedellerle karşı karşıya kaldı. 

Biden dönemine büyük hızla ve pragmatik dönüşümle uyum gösteren BAE, İsrail ile ilerlettiği ilişkilerin yanı sıra, İran ile de normalleşme müzakerelerine girişti. Şam Büyükelçiliğini açtıktan sonra Dışişleri Bakanını 14 Kasım’da Şam’a gönderip Esad ile ilişkileri yoluna koyma süreci başlattı. 

Erdoğan aynı masaya oturmaktan bile uzak durduğu Abdulfettah el Sisi yönetimindeki Mısır ile 8 yıl aradan sonra bu yıl yeniden normalleşme arayışına girerken, geçtiğimiz aylarda başlatılan telefon diplomasisiyle BAE-Türkiye ilişkilerinin de düzeltilmesi çabaları hız kazandı. 

Beraberinde 10 milyar dolarlık yatırım fonu tahsisiyle Ankara’ya gelen BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed el Nahyan’ı Beştepe Sarayı’nın girişinde karşılayan Erdoğan, Türkiye’de ekonomik krizin ağırlaştığı, kurların zirve yapmasıyla dış borçların katlandığı, zincirleme zamlar ve TL’deki olağanüstü değer kaybıyla toplumsal tepkilerin kabardığı bir ortamda BAE Şeyhinin attığı 10 milyar dolarlık can simidine dört elle sarıldı.

Resmî törende iki ülke arasında çeşitli alanlarda mutabakat metinleri imzalanırken, mutabakatların tek başına üçünün Erdoğan’ın başkanı olduğu Türkiye Varlık Fonu (TVF) ile yapılması dikkat çekti. 

Bunun yanı sıra devletten devlete imzalananlar dışında Erdoğan’a yakın beş müteahhitten birisi olan Kalyon İnşaat ile enerji, altyapı, ulaştırma alanında yatırım ve iş birliği mutabakatı imzalanması, Erdoğan döneminde devletten ve AKP’li belediyelerden en fazla ihale alanlar arasındaki bu grubun BAE fonlarından da ‘özel himayeye mazhar’ olacağını gösteriyor.

Ancak 2017’de 15 milyar dolarlık yatırım vaat eden Katar Emiri’nden aradan geçen yaklaşık 4 yılın sonunda Borsa İstanbul’un (BIST) yüzde 10 hissesinin 150 milyon dolara Katar Yatırım Otoritesi (QIA) tarafından satın alınması dışında somut bir kaynak akışı olmadı. 

Türkiye’nin mevcut bazı limanlarının işletilmesi, İstinye Park İşletmeleri ve Haliç Altın Boynuz Projesi potansiyel yatırımlarına katılım vb. dışında milyar dolarlık ciddi sayılabilecek bir giriş gerçekleşmedi. 

Dolayısıyla BAE Şeyhinin ziyaretinde Abu Dabi Kalkınma Holdingi tarafından Türkiye’deki yatırımlara tahsis edileceği açıklanan 10 milyar dolar da muhtemelen zamana yayılacak ve Türkiye’deki bazı limanların, otoyolların, havaalanlarının, şehir hastanelerinin, enerji santrallarının satın alınmasında veya ortak olunmasında değerlendirilecek. 

Oysa Türkiye’nin şu andaki acil gereksinmesi doğrudan yatırım sermayesi ve nakit yabancı para girişleri.

Bu noktada muhtemelen BAE yönetimi, Erdoğan iktidarının dış politikasında İhvan ile bağlantılarda atılacak geri adımları, uygulamaya konulacak politika değişikliklerini gözleyecek. 

İkna olursa yatırım yapıp ödüllendirecek. 

İkna olmaz ve beklentiler karşılanmazsa milyar dolarlar Abu Dabi’de kasada bekletilecek.   

 

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.