İmamoğlu-Ankara çekişmesi: İstanbul'u kilitleyen kar mı siyaset mi?

Başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanında kar yağışı ve olumsuz hava koşulları etkili oldu. Özellikle çok sayıda kişi İstanbul'da yollarda ve havalimanında saatlerce mahsur kaldı.

Ücretli otoyollarda ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluk alanı olan bölgelerde yurttaşlar donma tehlikesi riskiyle karşı karşıya kaldı. Yeni inşa edilen ve binlerce ağacın kesilmesi de dahil tam bir doğa felaketine neden İstanbul Havalimanı'ndan saatlerce uçuş yapılamadı. Protesto yapan yolcular polisle karşı karşıya kaldı.

Mahsur kalan yüzlerce yolcu Salı günü İstanbul Havalimanı'nda kalacak yer talebiyle protesto düzenledi. Polis ise protestoculara karşı konuşlandı. Aynı zamanda çok sayıda kişi havalimanı zemininde uyudu.

Çarşamba gününün ilk saatlerinde, planlanan uçuşların üçte birinden daha azı yapılabildi.

Kar nedeniyle müdahalenin yetersiz olduğu eleştirisi yapıldı. Muhalefet, ücretli otoyolların İBB'nin sorumluluğu altında olmadığını söyledi. Hükümet ise müdahalede yetersiz kaldığı iddiasıyla İBB'ye yüklendi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise bakanlarını İstanbul’a göndererek, kontrolü ele almaya çalıştı.

Muhalefet cephesi, hükümetin sorumluluk alanındaki bölgelere Ekrem İmamoğlu'yu zor durumda bırakmak için bilinçli olarak müdahale etmediği iddiasındaydı.

İktidar cenahı ise İmamoğlu'nun bir balıkçıda yediği yemek fotoğraflarını servis etti. Muhalefet cephesi ilk önce fotoğrafın eski olduğunu iddia etti. Saatlerce iddiaya sessiz kalan İmamoğlu'nun restoranda olduğu ortaya çıktı. İmamoğlu da yemek yediğini kabul etti. CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, özür dilemek zorunda kaldı.

Olaylar şöyle gelişti:

İnsanların araçlarında saatlerce mahsur kaldığı o anlarda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu, balıkçıda görüntülendi. AK Parti İstanbul Milletvekili ve MKYK Üyesi Fatma Betül Sayan Kaya, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda İmamoğlu'na tepki gösterdi. Betül Sayan Kaya paylaşımında, "İBB başkanlığı öncelikle sorumluluk sahibi olmayı gerektirir. Kadınlar, yaşlılar, bebekler yollarda aç, susuz kalmışken balık keyfi yaparak belediye başkanlığı yapılmaz." ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu ise Fatma Betül Sayan Kaya'nın bu paylaşımına, "Türkiye'nin eski bir Bakanı, bir hanımefendi yalan konuşur mu, bu büyük yalanı söylerken biraz utanmaz mı? Dün gece restoran kapalıydı... Artık bunu herkes biliyor ama Bakan Hanım hala özür dilemiyor" ifadeleriyle yanıt verdi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun sosyal medyada gündem olan söz konusu görüntüleri doğrulamasının ardından CHP'li Mehmet Bekaroğlu, Fatma Betül Sayan Kaya'dan özür diledi.

Ekrem İmamoğlu, ise,"Bu konunun devletin imkanları kullanılarak bir MOBESE kamerasının böylesi bir magazinsel, kaotik bir sürecin parçası yapılacak şekilde servis edilmesinin sağlanmasının takipçisi olacağım. Çok önemli bir meseledir bu, kişisel de bir meseledir. Bu konudaki düşüncemi İstanbul Valisi Sayın Ali Yerlikaya ile dün ve bugün paylaştım" dedi.

Yemekle ilgili birilerinin eleştirirken kimilerinin savunduğunu bazı keismlerin de hakaret ettiklerini söyleyen İBB Başkanı,  "Bunlar bir kenara, beni ilgilendirmiyor, ilgilensem işimi yapamazdım. Bir belediye başkanının 1-2 saat başka bir yere gitmesi kadar doğal bir şey olamaz. Sahada on binlerce kişi var, yardımcılarım, genel sekreterim var. İBB insanların aklındaki gibi her şey anlamını taşımıyor bizim için her şey hepimiz demek" şeklinde konuştu.

İmamoğlu, “3 yıldır süren İstanbul’u kaybetme hazımsızlığı öyle bir noktaya geldi ki, 19 saat boyunca sahadan ve AKOM’dan karla mücadeleyi yönetirken, 1 saatlik yemek molam bile konuşulur oldu” dedi.

Kar yağışı sırasnda  İstanbul Havalimanı'nda yolcuların yaşadığı mağduriyet ve İstanbul'a gelen bakanların uçaklarının Atatürk Havalimanı'na inmesi hakkındaki soru üzerine, "Gerçek ve acı meseleler bunlar. Konuşulması gerekenler de bunlar" dedi.

AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu eleştirerek, "3 gün önce 'afet var' uyarısı yapıldı. Buna rağmen Sayın Başkan’ı balıkçıda gördük. İstanbullu kar altındayken, bir balıkçıda ve İngiliz Büyükelçi ile 3 saat ne görüştüğünü o başkan kamuoyuna açıklamak zorunda" dedi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik ise düzenlediği basın toplantısında afetle mücadele edilirken ortaya çıkan aksaklıkların ve yanlışlıkların itiraf edilmesi yerine olayın Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ne, AKP’ye ve sahada çalışanlara karşı bir suçlama kampanyasına dönüştürüldüğü günlerin yaşandığını belirterek, “Bütün bir yönetim zaafının pişkinlikle savunulmaya çalışılması karşısında siyasi hayatımıza negatif olarak geçecek bir dönem birkaç gündür yaşanıyor” dedi.

Peki İstanbul'u kilitleyen kar mı yoksa siyaset mi? Hükümet ve İmamoğlu çekişmesine bir başka örneği İmamoğlu açıklıyor.

İstanbul Havalimanı'nda mağdur kalan yolcular konusunda İBB'nin ilgisiz kalmadığını söyleyen Ekrem İmamoğlu, gıda, barınma ve nakil ihtiyaçları hususunda ne yapılabilir diyerek yetkilileri aradıklarını ancak kendilerine 'Size ihtiyacımız yok' cevabı verildiği için sadece beklediklerini söyledi.

İmamoğlu, "Talihsiz görüntülerdi. Birkaç saatliğine bu şehirde kalmak zorunda olan yolcuların birkaç gün mağdur olması da bizim hanemizde sıkıntılı bir pozisyon oluşturdu, umarım bir daha yaşanmaz" dedi.

İstanbul'un kar çilesi kısa süreliğine bitmiş gibi görünse de AKP-CHP arasındaki 'kar polemiği' bir süre daha devam edeceğe benziyor.

Erdoğan da tartışmaya katıldı ve İBB'yi suçlayan ifadeler kullandı:

"Sizler eğer tuzlanmayan yollarda araçlar kilometrelerce kuyrukları oluşturursa bunun sorumlusu vardır veya sorumluları vardır. Vatandaşlarımız yollarda mahsur kaldık. Bunları ekranda izledik. İstanbul'da gereken yol tuzlama, açma çalışmalarının yapılmamasından kaynaklandığını ilçe belediyelerinden de dinledik. Bunu yapmayanlar belli. Bu tam anlamıyla bir basiretsizliktir. Siz kar yağdıktan sonra tedbir alamazsınız. Kış mevsimine girerken bütün tedbirleri almalısınız. Daha önceki uygulamaları bile devam ettiremeyen bir yönetimin elinde İstanbul. Biz İstanbul'u kaderine terk edemeyiz.

Nitekim çalışmaları koordine etmek için İçişleri ve Ulaştırma Bakanımı İstanbul'a gönderdim. 'Siz İstanbul'a intikal etmelisiniz ve çalışmaları yerinde kontrol etmelisiniz' dedim. Sağ olsun her iki bakanım da kendi altyapı durumlarında olan örneğin Ulaştırma Bakanımızın koordine ettiği Karayolları var. Süleyman Bey'in aynı şekilde altında sadece polisi yok, jandarma teşkilatı var. Ne yaptılar? Benzini mi bitmiş aracın? İcabında benzin ulaştırma gayretine girdiler. Yiyecek ulaştırma gayreti içerisine girdiler. Böyle bir zamanda bu adımları atmak durumundasınız. Bu hazırlıkların daha önceden yapılması lazım. Karayolları Genel Müdürlüğümüz, Meteoroloji'yle irtibatlı şekilde gerekli önlemleri aldılar. Kar ve buzla mücadele çalışmalarımız 2021-2022 programına göre yapılıyor. 10 bin 916 makina ekipman, 12 bin 645 personel görev yapıyor.

Siz kalkar da belediyenizde insanları dışarı döker, onların yerine İstanbul'u tanımayan, bilmeyen insanları belediyeye boca ederseniz böyle sıkışır kalırsınız. Güzergah analizleri, anlık trafik kameralarla takip ediliyor. Son yağışta yolda kalan araçlara Karayolları, AFAD, Kızılay, valiliklerle koordine edilerek insani ihtiyaçların karşılanması sağlandı. Ben mesela gece 03.00'e kadar işi takip ettim. Karayolları çalışmalarını bizzat koordine ederek izledim. Sağ olsun arkadaşlarımız İstanbul'da işin başında durarak takip etmeleri bizi rahatlattı.

Burada söylemek istemem ama yalan söz konusu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi kalkıp Cumhurbaşkanlığı'ndan, Plan Bütçe Başkanlığı'ndan talepte bulunur. İncelemeler yapılarak gereken karar alınır. Ödenme süreçleri bellidir. Şehirlere hizmet etmek gibi dertleri, kabiliyetleri olmayanlar 'engelleniyoruz' diyor. Söyledikleri şey bu. Burada tüm milletime böyle bir şeyin olmadığını somut rakamlarla anlatmak istiyorum. İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere muhalefet belediyelerine gelen 2019 yılından bu yana iki kat arttırılmıştır. AK Parti, MHP ve diğer partilere mensup belediyelerin gelirlerine yapılan artış aynı orandadır.

İBB 2019 yılında 13 milyar 848 milyon lira merkezi idareden pay alırken, bu rakam 2021'de 25 milyar 376 milyon liraya çıkmıştır. Düşmüş mü, artmış mı? Ankara Büyükşehir Belediyesi 4 milyar 606 milyon liradan 8 milyar 304 milyon liraya, İzmir Büyükşehir Belediyesi 7 milyar 274 milyon liraya yükselmiştir. Mesele genel bütçeden alınan rakamların haksız olması değildir. Gayet adil, hakkaniyete ve hukuka uygun bir dağılım söz konusudur. Mesele şehre vakti, enerjisi, kalbiyle sahip olup, olmama meselesidir. Bu inanca ve azme sahipseniz, hiçbir engel sizi projeleri hayata geçirmekten alıkoyamaz.

Kar kış kıyamet olacak Tayyip Erdoğan gidip yatacak? Yok öyle bir şey. Biz karargahımızı kurar, AKOM'dan izlerdik. Cumhurbaşkanı CHP'li belediyeleri engelliyor iddiası koskoca bir yalandır. Yurt içi borçlanma veya kendi gelirleriyle proje yürütmek isteyen belediyeler kararını kendileri verir konunun hükümetle hiçbir ilgisi yoktur. İş yapmak istiyorsanız kimse sizin önünüzü kesemez. Ne Cumhurbaşkanlığı, ne AK Parti sizin önünüzde engel olamaz. İstanbul'da 2015-2019 arasındaki dönemde belediye meclisine 22 borçlanma dosyası gelmiş, CHP 20'sine hayır oyu gelmiştir. Dosyaların arasında şu anda yapılmakta olan tüm metro projeleri de vardır.

2019-2021 döneminde aynı mecliste CHP yönetimde 50 borçlanma dosyası getirmiş AK Parti Grubu bunun sadece 1'ine hayır oyu kullanmıştır. Ayakları yere basan hiçbir proje finansman sorunu yaşamaz. Siz avam proje ile ortada hazırlık olmadan niyetle çıkarsanız elbette sonuç alamazsınız. Burada mesele parti değil, kanun, usül meselesidir. Ülkenin ve şehrin kaynaklarını doğru kullanma hassasiyeti meselesidir. Biz kimseyi engellemiyoruz, onlar kendi beceriksizlikleri, kendi kötü yönetimleri, yanlış tercihleri sebebiyle belediyeyi borç batağına sokmuştur. Bunların kendi parti içinde iktidar kavgası vermekten başka maharetleri yoktur.

Bunlardan eser ve hizmet beklemek beyhude bir gayrettir. Biz Marmaray'ı yaparken önümüze CHP zihniyeti çıktı. Biz 3-4 yıl önce bitirecekken bu CHP zihniyetinden dolayı bu gecikmeyle bitirdik. Şimdi kar, boran, fırtına herşey var. Marmaray'ı ücretsiz yapacağız dedik. Yolcularını ücretsiz taşıdı. Böyle bir zamanda Marmaray'ın önemi ne kadar insanımıza fırsat sağlıyor çok açık net ortada. Aynı şey Avrasya için de geçerli. Eser ve hizmet siyasetinin nerede nasıl yapılacağını bilmek önemli, bu da bizim maharetimiz.

Burada İBB'nin Mart 2019'daki borç tutarı 28,5 milyar liraydı. Fiili değil bilanço borcundan oluşuyordu. Bir cebinden al öbür cebine koy. Müteahhitlere 5.2 milyar liraydı. Kalan borç ise vadesi 30 yıla yayılmış, uygun şartlarda alınmış borçlardı. Kanuna göre borç limitinin gelirini yüzde 150'sini 32,3 milyar lirayı geçmemesi gerekiyordu. 2022 için bu rakam 73 milyar liranın üzerine çıkacaktır. Peki niçin böyle tablo ortaya çıktı? 2018 yılında belediye öz gelirlerinin toplam gelirlere oranı yüzde 32 seviyesinde ise bu rakam yüzde 14'e gerilemiştir. Merkezi idareden gelen kaynak 2018 yılında toplam gelirlerin yüzde 68'ini oluştururken 2022'de yüzde 86'ya yükselmiştir. Beceriksizlik yönetim sebebiyle öz gelirleri yok edilmiş, merkezi yönetimden gelen paralarla karşılanmaya çalışılmış, belediye hızla borç batağına saplanmıştır.

Batılı değerlendirme kuruluşları CHP'nin İstanbul, Ankara, İzmir belediyelerini finansal sıkıntılar nedeniyle riskli kategorisine çıkarmıştır. Rabbim 2024'e kadar İstanbul halkının yardımcısı olsun diyorum. Biz ilçelerde AK Partili belediyeler olarak İstanbul'a hak ettiği değeri vermeyi sürdüreceğiz."

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.